KUR’AN KELİMELERİNE İSABETSİZ MANA VERMEK
KUR’AN KELİMELERİNE İSABETSİZ MANA VERMEK
Tipik bir örnek: Râbıta
Kendisine yazık edilen kavramlardan biri de râbıta’dır.
‘Ribât, râbıta, murâbıt’ daha çok birer cihad terimidir. Bunlar hem dış düşmanlara, hem de iç düşmanlara karşı bir mücadeleyi ifade eder.
Sözlükte; bağlamak, düşmanla karşılaşmaya hazır olmak” mânasındaki ‘rabt’ kökünden türeyen ‘râbıta’ kelimesi; iki şeyi birbirine bağlayan ip, alâka, bağ, münasebet anlamlarına gelir.
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Sabredin, sabretmekte direnin (veya kararlılıkta yarışın), ribât yapın (hazırlıklı olun) ve Allahtan hakkıyla korkup-sakının. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.” (Âli İmran 3/200)
Tasavvufta; sâlikin (tasavvuf yoluna girenin) kâmil bir mürşide –bağlamak manasından hareketle- gönlünü bağlaması, onun sûret ve sîretini (hem yüzünü hem ahlâk ve davranışlarını) düşünmesini ifade eder.” (Tosun, N. TDV İslâm Ansiklopedisi, 34/378-379)
Tasavvuf ehli bu âyette geçen “rabitû-ribât yapın” emrini, ‘râbıta yapın’ şeklinde yorumlarlar. Yani onların anladığı manada rabıta yapmak Allah’ın emridir (!)
(Yıllar önce bir mescide Cuma namazı için gitmiştim. Hatip efendi hutbede -hatırladığım kadarıyla- üzerine basa basa; “duymayan kulaklara bir daha duyuralım, anlamayanlara bir daha açıklayalım, evet bir daha açıklıyoruz; râbıta vardır, hatta Rabbimizin emridir (!)” demişti.)
Onlara göre râbıta, müridin veya sâlik’in şeyhini (hocasını) düşünerek kalbinden dünyayı çıkarması, şeyhi aracılığıyla kalbini Allah’a ve Peygamber’e bağlamaya çalışması demektir.
Mürid sürekli Allah’ı düşünmelidir, O’nunla bağ (irtibat) kurmalıdır. Ama bunu tek başına başaramaz. Bu bağı (râbıtayı) şeyhiyle kurmaya çalışmalıdır.
Mürid, râbıta anında dizüstü çöker, gözlerini yumar ve şeyhinin alnını (çünkü burası feyiz mahalli imiş) hâyal ederek onun aracılığıyla Hz. Muhammed’le ve Allah’la manevi bağ kurmaya çalışır.
Bu anlayış Tevhid açısından tartışmalı olsa da pek çok tarikatta hâlâ devam eden önemli bir uygulamadır.
Tasavvuf tarihinde önceleri şeyhi sevmek, kalbini ona bağlamak, bu sayede ondan feyiz almak ve davranışlarını taklit etmek gibi uygulamalar bulunurken zamanla bunlar şeyhin sûretini düşünme şeklini almıştır.
Bu konudaki diğer rivâyetlerden râbıta uygulamasının basit şeklinin H6. (M12.) ve H7. (M13.) yüzyıllarda mevcut olduğunu........
