KUR’AN’DA İRŞÂD VE MÜRŞİD KAVRAMLARI
KUR’AN’DA İRŞÂD VE MÜRŞİD KAVRAMLARI
Bir yazının girişinde şöyle demiştik: Türkçe’de Kur’an bağlamından kopartılarak yanlış veya eksik anlaşılan, yani kendisine yazık edilen kavramlardan ikisi de ‘irşâd’ ve ‘mürşid’ kavramlarıdır. Bunlarla aynı kökten gelen rüşd, râşid, reşîd kavramlarını geçen yazıda işlemiştik. Bu yazıda ise irşâd ve mürşid kavramlarını Kur’an açısından ele almaya çalışacağız.
‘Raşede’ fiilinin ettirgen (if’al) kalıbı ‘irşâd’tır. Bu da bir kişiyi doğruya davet etmek, rüşd yolunu, birisine faydalı olacak şeyleri göstermek, birini doğruya sevk etmek, rehberlik etmek demektir.
‘İrşâd’, İslâmî kavram olarak insanları dünya ve âhiret mutluluğuna kavuşmaları için hak yola, hidâyet yoluna çağırmak, sâlih amel işlemelerini, iyi ahlâka sahip olmalarını tavsiye etmek, onları ma’rufa (iyi olan şeylere) davet etmek, onları münker (kötü) olan şeylerden sakındırmak demektir.
İnsanları irşad etmek, onların dünya ve âhiret mutlulukları için gayret etmek anlamına gelir. Bu irşâd faaliyeti hem Müslümanlara hem de gayrimüslimlere yöneliktir. Gayrimüslimleri irşâd, onların hak din olan İslâm’a davet edilmesi ve onların Müslüman olmasına, Müslüman olduktan sonra İslâm’ı yaşamalarına yardımcı olmaktır.
İrşâd kavramı ile davet, ‘emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker’ emirleri arasında bir bağlantı vardır. Ma’rufu, yani dinen ve aklen güzel/doğru olanı insanlara ulaştırmak, onları ma’rufa yöneltmek; onları münkerden, yani dinen ve aklen yanlış ve kötü olandan sakındırmak kastediliyor.
Bu da Müslümanların birbirlerine karşı görevidir. Şu âyette geçtiği gibi:
“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.” (Âl-i İmrân 3/104)
Bu aynı zamanda Müslümanların irşad görevidir. İster gayrimüslimleri İslâm’a davet etmek üzere çalışılsın, ister Müslümanları eğitmek üzere çalışılsın; yöntemin çok güzel ve tabii olması gerekir. İnançlar ve düşünceler kitleler tarafından zorla ve kısa zamanda benimsenmez. Suçlara ceza verilebilir. Ama suç konusunda en caydırıcı tedbir, suçlunun ikna olmasıdır. Bu da irşâd ve eğitim çalışmalarıyla olur. Herhangi bir inanca bağlı kişiler, dinlerini en güzel bir biçimde anlatır ve muhataplarını ikna ederler. Başkalarının kalbini kazanmanın da onları yanlıştan vazgeçirmenin de yolu budur.
İslâm’da ‘irşâd’ faaliyeti bir ibadettir. Bu hem Müslümanların dinlerini daha iyi yaşamalarını sağlayacak bir yoldur hem de gayrimüslimlerin kurtuluşuna sebep olabilecek bir çalışmadır. Şu cümlenin altını çizmek gerekir: İrşâd tamamen bir davet, eğitim ve terbiye faaliyetidir. Bundan dolayı bu da belli bazı kişilerin tekelinde değildir. İrşâd yalnızca “izinli, icazetli, falanca âlimin, şeyhin, mürşid-i........
