menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KUR’AN’DA ALLAH’IN KELÂM SIFATI

17 0
04.03.2026

KUR’AN’DA ALLAH’IN KELÂM SIFATI

-Kelâm Kavramı ve Allah’ın Konuşması

‘Kelâm’ın, yaralama, etki bırakma anlamındaki ‘keleme/kelm’ kökünden geldiğini hatırlayalım.

Sözlükte ‘kelâm’; kulakla algılanan ve etkisi olan, ya da konuşma, söz söyleme, sözlü etkiyi algılama demektir.

Kelâm kelimelerden meydana gelir. Kelime ise anlam ifade eden düzenli sözdür.

“Konuşma yeteneğinden yoksun bulunmaya aykırı durum, zihinde olan anlamın dille ifade edilmesi” diye tanımlanan kelâm örfte ağızdan çıkan anlaşılır sese verilen addır.

Kelâm ayrıca üç şekilde açıklanmış: 

Hem (söze) dizilmiş, düzgün lafızlara hem de o lafızların altındaki anlamlara denir.

Dil bilginlerine göre; isim, fiil veya edat olsun, kelâmın bir parçasına da denir.

Kelâm bilginlerine göre ise sadece tam anlam ifade eden tertipli cümleye denir. Kavl (söz) sözcüğünden daha özel anlamlıdır. Zira kavl, tek tek sözcüklere denir. (el-Isfehânî, R. el-Müfredât, s: 660)

Nahivde (gramerde) kelâm, “bir mânaya delâlet eden lafız” demektir.

Allah’ın âyetleri (kelimeler) Kelâm’ı, yani Kur’an’ı oluştururlar. Kur’an’ın açılmış bir biçimi olan evren içindeki her varlık Allah’ın kelâmı, yani ‘ol’ emrinin sonucudur.

Kavram olarak ‘kelâm’; Allah’ın konuşması anlamında O’nun subûti/ezelî şeklinde ifade edilen Hayat, İlim, Semi’, Basar, Kudret, İrade, Tekvin gibi sıfatlarındandır.

O’nun konuşma sıfatı (özelliği) vardır. Kur’an’ın ifadesine göre Allah (cc) melekler, iblîs, bazı peygamberler ile konuştu. O’nun tükenmeyen kelimelerinin ve konuşmanın O’nun ilahlığına ait bir sıfattır.

Allah’ın kelâmına vasıtasız olarak muhatap kılınan Hz. Mûsâ diğer insanlar arasından seçilmiş, ona Tûr dağının sağ yanından “ey Mûsâ” diye seslenilmiştir. (el-A‘râf 7/144)

Musa (as) örneğinde görüldüğü üzere Allah (cc) dilediği kimselerle doğrudan konuştuğu gibi; “… bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur, yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakîmdir.” (Şûrâ 42/51. A’raf 7/143)

Bundan dolayı vahiylere “kelâmullah-Allah’ın kelâmı” denilmiştir.

‘Kün-Ol’ sözüyle yaratılan Îsâ’ya (as) “Kelimetullah-Allah’ın kelimesi” unvanı verilmiştir. (Âl-i İmrân 3/45. Nisâ 4/17) Bu bir hadis rivâyetinde de geçiyor. (Dârimî, Mukaddime/8 no: 48)

Allah’ın kelâm-konuşma sıfatına sahip olduğu ve sesle konuştuğu hadislerde de geçiyor. Bazı insanlarla sadece perde arkasından konuşmuştur. (İbni Mâce, Muḳaddime-Sünnet/13........

© Mir'at Haber