SEMÂNIN YERYÜZÜNE İNDİĞİ GECE: KADİR GECESİ
SEMÂNIN YERYÜZÜNE İNDİĞİ GECE: KADİR GECESİ
Allahu Teâlâ, bu ümmet-i merhûmeye pek çok fazîlet ve keremde bulunmuştur. Bunların en büyüklerinden biri; ömrü kısa, günahı çok olan bu ümmetin önüne, tek başına bir ömre denk gelen bir gece koymasıdır. O gece Leyletü’l-Kadr’dir.
Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur:
إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ ۞ وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ ۞ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
“Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (el-Kadr, 1-3)
Bin ay… Yâni seksen üç yıl dört ay. Müfessirler bu ifadenin hakiki manasının beşer idrakinin ötesinde olduğunu söylerler. Zira “bin” sayısı Arap dilinde çokluk ifade eden bir kinayedir. Yani bu gecenin fazileti sayıyla sınırlanamaz, akılla kuşatılamaz.
Resûlullah ﷺ efendimiz bu geceyi şöyle müjdelemiştir:
مَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ
“Kim Kadir gecesini inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihyâ ederse, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî ve Müslim)
Bu geceye “Kadr” denilmesi boşuna değildir. Âlimlerimiz bu kelimenin üç anlam taşıdığını söylemişlerdir:
Birincisi: Kadr, yani şeref ve yücelik. Bu gece gecelerin en şereflisidir.
Çünkü: Değeri büyük olan Kur’ân, Değeri büyük olan Peygamber’e, Değeri büyük olan ümmete bu gecede indirilmiştir.
İkincisi: Kadr, yani takdir. İbn Abbas (radıyallahu anh)’dan rivayet edildiğine göre o yıl kulların rızıkları, ecelleri ve mukadderatları bu gecede meleklere bildirilir.
Nitekim Rabbimiz şöyle buyurur:
… فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ
“O gecede her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir.” (ed-Duhân, 4-5)
Üçüncüsü: Kadr, yani darlık. Çünkü o gece melekler o kadar çok iner ki yeryüzü onlara dar gelir. İmam Kurtubî bu manayı tefsirinde geniş şekilde ele almıştır.
Kadir gecesi sıradan bir zaman dilimi değil; ilâhî rahmetin yeryüzüne indiği, duaların kabulüne vesile olan ve müminler için büyük bir fırsat kapısı olan müstesna bir gecedir.
Bazı geceler vardır ki zamanın sıradan akışı o gecelerde durur.
Bazı anlar vardır ki Allah kullarına rahmet kapılarını sonuna kadar açar.
İşte Kadir Gecesi böyle bir gecedir.
Bu gece semânın yeryüzüne indiği gecedir. Bu gece meleklerin yeryüzünü doldurduğu gecedir. Bu gece kaderimizin yeniden yazıldığı gecedir.
Bu bir ömre denktir. Bir insanın neredeyse bütün hayatı kadar ibadet, Allah katında bir tek geceye sığdırılmıştır.
Bu, Allah’ın kullarına olan sonsuz merhametinin bir tecellisidir.
KADİR GECESİNİN HİKMETİ
Allahu Teâlâ hiçbir şeyi boşuna yaratmamış, hiçbir emri boşuna indirmemiştir. Kadir Gecesi’nin bu kadar yüce tutulmasının da derin bir hikmeti vardır.
Bu hikmetin özü şudur: Bu gece Kur’an’ı Kerim’in Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına (Beytü’l-İzzet) indirildiği gecedir.
Rabbimiz şöyle buyurur:
إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ
“Şüphesiz biz onu mübarek bir gecede indirdik.” (ed-Duhân, 3)
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِي أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَىٰ وَالْفُرْقَانِ
“Ramazan ayı; insanlar için hidâyet rehberi olan, doğruyu eğriden ayıran ve apaçık hükümler içeren Kur’ân’ın kendisinde indirildiği aydır.” (el-Bakara, 185)
Kadir Gecesi’nin fazileti bizatihi gecenin kendisinden değil, o gece indirilen Kelâmullah’tan kaynaklanmaktadır.
Yani bu geceye şeref veren, onu bütün gecelerden üstün kılan şey Kur’ân’dır. Kur’ân olmasaydı bu gece de bu kadar kıymetli olmazdı.
Peygamberimiz ﷺ gönderilmeden, Kur’an’ı Kerîm ona indirilmeden önce yeryüzü cehaletin, zulmün ve putperestliğin en koyu karanlığını yaşıyordu.
Ve o geceye bir nûr indi.
Hak ile bâtıl o geceden itibaren birbirinden ayrıldı.
Rabbimiz şöyle buyurur:
الر ۚ كِتَابٌ أَنزَلْنَاهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ النَّاسَ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ
“Bu Kur’ân, insanları Rablerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.” (İbrâhîm, 1)
MELEKLERİN İNDİĞİ GECE
Bu gecede gerçekleşen ilâhî tecellîler Kadir Sûresi’nde şöyle bildirilmektedir:
تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ ۞ سَلَامٌ هِيَ حَتَّىٰ مَطْلَعِ الْفَجْرِ
“O gece melekler ve Rûh —Cebrâil aleyhisselam— Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece tan yeri ağarıncaya kadar bir esenliktir.” (el-Kadr,........
