İSLAMİ MEDYA NEYİ HABER YAPMALI?
İSLAMİ MEDYA NEYİ HABER YAPMALI?
Haberin Ciddiyeti, Gündemin Sorumluluğu ve İslami Habercilik
Bir haber sitesini açtığımızda aslında yalnızca dünyada neler olduğunu öğrenmeyiz; aynı zamanda bize neyin önemli olduğu da öğretilir. Manşete taşınan mesele önemli, sürekli tekrar edilen konu gündem, görünmez kılınan mesele ise zamanla önemsiz kabul edilmeye başlanır. Bu nedenle habercilik, meydana gelen olayları peş peşe sıralayan basit bir aktarım işi değildir. Haber seçmek, aynı zamanda gündem seçmektir; gündem seçmek ise toplumun dikkatini belirli bir istikamete yöneltmektir. Tam da bu sebeple habercilik ciddi bir iştir. Hele kendisini İslami kimlikle tanımlayan bir yayın organı için mesele çok daha büyük bir sorumluluk taşımaktadır.
Bugün İslami medyanın kendisine sorması gereken temel soru şudur: Biz neyi haber yapıyoruz ve insanlara neyi önemli gösteriyoruz? Bir sanatçının açıklaması, sosyal medyada yaşanan günlük bir tartışma, bir fenomenin paylaşımı veya birkaç saat sonra unutulacak magazinsel bir olay dakikalar içerisinde manşete taşınırken; ümmet coğrafyasındaki gelişmeler, toplumun ahlaki dönüşümü, gençliğin karşı karşıya bulunduğu kimlik problemi, aile yapısındaki çözülme, ekonomik adaletsizlikler, eğitim meselesi, kültürel dönüşüm ve dünyada yeniden şekillenen güç dengeleri gerektiği kadar gündem olamıyorsa burada yalnızca bir yayın politikası problemi yoktur; öncelikler problemi vardır.
İslami habercilik magazinleştirilemez. Çünkü İslami bir yayın organının vazifesi insanların merak duygusunu sürekli kışkırtmak değil, onların dünyayı anlamasına yardımcı olmaktır. Her çok okunan şey önemli olmadığı gibi her önemli mesele de çok okunmayabilir. Haberciliğin ölçüsü yalnızca tıklanma olduğunda yayıncılık giderek piyasanın taleplerine teslim olur. Başlıklar sertleşir, içerikler hafifler, olaylar bağlamından koparılır, insanların özel hayatları haberleştirilir ve nihayetinde haber sitesi ciddi meseleleri takip eden bir yayın organından insanların boş zamanını dolduran bir eğlence alanına dönüşür. İslami medya tam da burada kendisini sorgulamalıdır: Biz okuyucunun ilgisinin peşinden mi gidiyoruz, yoksa okuyucunun ilgisini önemli meselelere mi yöneltiyoruz?
Çünkü habercilikte asıl mesele yalnızca doğru haber vermek değildir; doğru meseleleri de gündeme getirmektir. Bir haber bütünüyle doğru olabilir fakat toplum açısından hiçbir anlam taşımayabilir. Buna karşılık insanların hayatını doğrudan etkileyen büyük bir mesele görmezden gelinebilir. Dolayısıyla İslami haberciliğin sorumluluğu yalan haberden kaçınmakla bitmez. Neyi öne çıkardığı, neyi geri plana ittiği, hangi meseleyi sürekli gündemde tuttuğu ve hangi meseleyi görünmez bıraktığı da ahlaki bir tercihtir.
İslami gündem denildiğinde de yalnızca cami, cuma, ramazan, hac, umre veya dinî açıklamalar anlaşılmamalıdır. İslam hayatın........
