menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SÖZLERİNİ TUTANLAR VE SÖZLERİNDEN DÖNENLER

13 0
02.03.2026

SÖZLERİNİ TUTANLAR VE SÖZLERİNDEN DÖNENLER

Bir kere daha patlak veren İran-ABD/İsrail savaşını Kur’an perspektifinden anlamaya çalıştığımda önüme iki ayet kümesi çıktı: Biri Ahzab, 22-25; diğeri Nahl, 92. ayetler. Savaşın daha ilk gününde Hıristiyan-ABD/Yahudi-İsrail ittifakı, İran’a ağır bir saldırı düzenledi, içlerinde yüz civarında öğrencinin hayatını kaybettiği bir kız ilk okulu bombalandı, arkasından (28 Şubat 2026) Amerika Velayet-i fakih Ayetullah Ali Hameney’i ve ailesini şehid etti.

Teşhisi doğru koymak lazım: Bu “bir din savaşı”dır. “Din savaşı” olarak görmeyenler olsa da, en azından dini kimliklerini ve dini söylemlerini dile getirmekten gurur duyan Evanjelik ve Siyonistlerin bu saldırıları dini argüman ve söylemlere dayandırdıklarını görmezlikten gelemezler. Şu halde bu bir “din savaşı” değilse, “din müntesipleri arasında” savaştır ki, bana göre her ikisi aynı kapıya çıkar.

Evanjelist Hıristiyan Amerika ve Siyonist Yahudi İsrail, Irak, Afganistan, Yemen, Lübnan, Filistin-Gazze ve İran’da sayısı milyonu aşan Müslüman öldürdüler, öldürmeye devam ediyorlar. Söz konusu Hristiyan-Yahudi ittifakı,  İslam’a ve Müslümanlara karşı yürütülen katliam ve soykırımda belirleyici rol oynamaktadır. Yazık ki, Arap ve Sünni ülkeler de bu ittifakın yardımcı ve destekleyici unsurları olarak konumlandırılmışlardır.

“22 Mü’minler (düşman) birliklerini gördüklerinde (korkuya kapılmadan) dediler ki: “Bu, Allah’ın ve Resûlü’nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resulü doğru söylemiştir.” Ve (bu,) yalnızca onların imânlarını ve teslimiyetlerini arttırdı. 23 Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki- Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiçbir  şeyle (sözlerini) değiştirmediler. 24 Çünkü Allah, (sözüne bağlı kalıp doğru olan) sâdıkları sadakatlerinden dolayı mükâfatlandıracak, münafıkları da dilerse azaplandıracak veya tövbe (nasip edip tövbe)lerini kabul edecektir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. 25 Allah, inkâr edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Allah (yardımcı ve zafer nasip edici olarak) mü’minlere yetti. Allah çok güçlüdür, üstün ve galip olandır.” (33/Ahzab, 22-25)

Hz. Peygamber (s.a.)’i örnek alan mü’minler savaşta düşman birlikleriyle karşılaştıklarında korkmadan kendilerine vaadedilen durumun gerçekleştiğini söylemişlerdir. Bu iki duruma atıftır:

a) Katade’nin açıklamasına göre, Bakara suresinde (2/214) sözü edilen vaad şudur: “Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hâli başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü’minlerle; “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah’ın yardımı pek yakındır.“ Katade’nin açıklaması ortada zorlu bir durum söz konusu olması hasebiyle ayetin bağlamına uygun düşmektedir.

b) Tarihi kaynaklar, Efendimiz’in kabileler kaolisyonu olan bu savaşın da (Ahzab) kazanılması durumnda Kisra ve çevre büyük imparatorluklarının çökeceğini söylediğini kaydetmektedirler.

Her iki durumda mü’minler –az bir kısmı hariç- hayli kalabalık ve muazzam donanıma sahip birleşmiş düşman kuvvetleri karşısında korkuya kapılmadılar, aksine imanlarında artış oldu. Allah’a ve Elçisi’ne olan itimatları dolayısıyla ilahi iradeye teslim oldular.

Her savaşın çetin bir sınav olduğunu biliyoruz. Kahramanlar savaş meydanlarında belli olur. Kahramanlık söylemlerinin doğrulandığı, retoriklerin test edildiği savaş alanları kimin sahiden kahraman, kimin sahte savaşçı olduğunu ortaya çıkarır. Bunun ölçüsü verilen sözün tutulmasıdır. Allah ile yaptıkları ahde sadakat gösteren mü’minler kahramanlıklarını o gün ortaya koymuşlardır. Kimileri şehid düşmüş, kimisi sırasını beklemektedir. Şehid düşenler canlarını, hayatlarını Allah’a adamış, şehid düşmek suretiyle adaklarını yerine getirmiş olurlar. Kimileri de ya süren savaşta şehid düşecek veya bir başka savaşta bu mertebeye erişecektir. Enes bin en........

© Mir'at Haber