menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ELHAMDULİLLAH, BAREKALLAH!

21 0
12.03.2026

ELHAMDULİLLAH, BAREKALLAH!

Kaç senedir dinlerine olan inançlarını kaybedenler İslami hareket ve akımların, kısaca İslamcılığın ölümünü ilan edip duruyorlar. Ben ise her seferinde İslam ölmedikçe İslamcılığın da ölmeyeceğini tekrarlayıp duruyorum.

Peki İslamcılığın ölümünü ilan edenler bize neyi anlatmaya çalışıyor? Cenaze salasını okuyanları ikiye ayırmak mümkün:

1. İslami mesajın ücra köşelere, hak ve adalet arayanlara ulaşması halinde maddi, askeri ve sosyo-politik saltanatlarının sona ereceği endişesi içinde olanlar ile adaletsiz bölüşümden iyi ulufe alanlar;

2. Sahip oldukları iktidarın haram nimetlerini hoyratça, umursamazca ve magandaca kullananların İslam’ın hüküm sürmesi durumunda bu gayrimeşru imkan ve avantajlarını kaybedeceği korkusu içinde olan sağcı-muhafazakâr, sabık İslamcı din bezirganları, dinbazlar.

Fakat İslam ölmez, varoluşsaldır, zulme ve sömürüye başkaldırıdır, özgürlük ve adalet arayışıdır, mütealdir ve cihadı süreklidir.

Bir ideoloji, doktrin veya davanın ayakta olup olmadığının göstergesi maruz kaldığı askeri yenilgi değildir, kuruluş ve örgütlerinin kapatılması, üyelerinin hapse atılması, şehit edilmesi de değildir; aksine yerel, ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde zulme, zorbalığa, fesada, isitila ve saldırılara karşı mücadele edip etmediği meselesidir. Bu mücadelede bazılarının kendilerini “İslamcı” olarak isimlendirmemesi müşkül değil, ölçü İslam’ın iki ana kaynağı Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve Elçisinin Sünnet ve Siretini referans alarak mücadele azmine sahip olmaktır.

Peki, kimdir bu yeryüzüün fesatçıları ve zorbaları?

Tabii ki Amerika, Avrupa ve İsrail’dir. Bu zorbalara karşı çıkan yüzbinlerce laik, ateist, sol-sosyalist vicdan sahiplerini istisna ediyorum, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’i ve arkasında duran İspanyolları, Latin Amerika’daki solcuları ve sosyalistleri saygıyla ve minnetle anıyorum; bunlar Müslüman değil, atesit, Hıristiyan ve Yahudi de olsa selim akıllarını, temiz vicdanlarını harekete geçiren Haniflerdir.

Bölgemizde İslamcılar hem kendi dinleri ve dindaşları, hem yeryüzünün bütün mustaz’afları adına mücadele veriyorlar.

Başarı direniştir, başarı cehd, mücahede ve cihattır. Bizler zaferle değil, seferle mükellefiz. Amerika ve İsrail’in, petrodolar meliklerin eteğine yapışmış “sahte selefilerin cihadı” değil,........

© Mir'at Haber