menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ORTADOĞU SATRANCI

16 0
18.01.2026

ORTADOĞU SATRANCI

Osmanlı İmparatorluğunun parçalanmasının ardından bugün Ortadoğu diye adlandırılan Osmanlı Coğrafyasında kurulan devletciklerin başına ABD/İngiltere güdümlü birer vali yani krallar atandı.

Türkiye ise Osmanlı Devletinin borçlarından sorumlu tutulan bir devlet olsa da Osmanlı ile tarihsel ilişkiyi reddederek batı ile entegrasyon arayışına girdi.

Bu süreçte göçlerle İsrail’in Filistin topraklarında nüfusunun artması sağlandı. Hitler’in Yahudi politikaları bu göçleri hızlandırdı. İsrail, 1948 yılında kurulduğunda nüfusu bir milyona yaklaşmıştı.

İsrail’in Filistin topraklarına yerleşmesi, bu yolda nice Müslüman kanı akıtması Türkiye’yi gereğince ilgilendirmedi. Hatta, Batı destekli İsrail Devleti’nin kuruluşu Batı’nın desteğini almak isteyen Türkiye için bir fırsat olarak görüldü.
Türkiye Cumhuriyeti, Mart 1949’da İsrail Devleti’ni tanıdı ve İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülke oldu.

Türkiye, İsrail’i tanımakla Batı içerisindeki yerini güçlendireceğini hesap etti. Ancak, 1949 yılında kurulan NATO’ya girmek istememize rağmen alınmak istenmedik. Nihayetinde Kore’ye asker göndermemiz üzerine 1952’de NATO’ya kabul edildik.

Her ne kadar Araplar’ın Sovyetler Birliği safına geçmemesi için ABD tarafından İsrail’in NATO’ya katılmasına sıcak bakılmamış olunsa da İsrail tüm NATO üyesi Batı ülkeleriyle iyi ilişkiler geliştirdi, onların şemsiyesi........

© Mir'at Haber