İSLAM DÜNYASI NASIL KURTULUR?
İSLAM DÜNYASI NASIL KURTULUR?
Anlatacaklarım, Türkiye örnekliği üzerinden İslam ülkelerinin hâl-i pürmelaliyle ilgili. Arap Yarımadası, Afrika, Asya, Balkanlar, Kafkaslar, Türk dünyası… Nereyi ele alırsanız alın, benzer sorunlarla karşı karşıyayız.
Birilerine göre Türkiye son çıkışı kaçırdı. Dökme suyla değirmen dönmeyeceği gibi, dışarıdan borçla da ekonomiyi kurtarmak mümkün değil. Türkiye devlet olarak elindekini avucundakini satarak bu işi başaramaz; halk da satarak düzlüğe çıkamaz. O zaman bunları alacak olan Chabad gibi örgütler piyasaya hâkim olur. Zaten uluslararası sistem, Türkiye’yi siyasi, ekonomik ve sosyal krizlerle boğarak kendi açtığı yolda, gösterdiği hedefe doğru yürütmek istiyor.
“BM Gündem 2030”un açıklanan resmi hedefleri yoksulluk, açlık, sağlık ve eğitim gibi başlıklardan oluşan 17 madde’dir. Biz bunları CoVID günlerinde, PCR ve mRNA’dan tanıyoruz. “Ağuyu altın tas içinde, bala karıştırıp sunduklarını” biliyoruz. “Gündem 2030” eleştiren güçlü bir sivil toplum var dünyada. Onlara göre göre asıl hedefler şunlar: Uluslararası sistemin 2030 hedeflerini biliyorsunuz. “BM Gündem 2030”in hedefleri şöyle: G20 Yeni Delhi zirvesinde açıkladıkları gibi Tek dünya hükümeti; (Tek dünya, tek aile ve tek gelecek) ulus devletlerin sonu; tek dünya parası ve tek merkez bankası; kripto para ve nakitsiz toplum; tek dünya ordusu; tek dünya polisi; bireylerden oluşan bir toplum ve ailenin sonu; özel mülkiyetin, ev ve araba sahipliğinin sonu; dünya nüfusunun azaltılması ve doğurganlık kontrolü; sağlık, alışveriş ve seyahat için mikroçip takılması; zorunlu çoklu aşılar; harcama ve dolaşımın sınırlandırılması; sosyal medya kullanımında dijital kimlik; sosyal kredi puanı uygulaması; doğumun izne bağlanması ve çocukların devlet tarafından sahiplenilmesi; tüm işletmelerin sosyal komünlere devri ve otonom robotlar ile yapay zekâ tarafından yönetilmesi; hava yolculuğunun sınırlandırılması ve izne bağlanması; şehir içi hareketlerin sınırlandırılması ve izlenmesi; özel çiftliklerin, tarım ve hayvancılığın otonom robotlarca yönetilmesi; hayvan sahipliğinin sonu; geleneksel tıbbın sonlandırılması; yargı sisteminin ve kişisel hakların yapay zekâya devri; yaylacılığın ve avcılığın yasaklanması; fosil yakıtların sonu.. Bu aslında bugünkü fon ve Forex tehdidinden bin kat daha tehlikeli. Ama biz bugün bir yandan fon ve Forex tehdidini konuşurken, öte yandan şeytani bir plan COP perdesi arkasında devreye sokulmaya çalışılıyor. 9-20 Kasım tarihleri arasında yapılacak COP31 BM İklim Değişikliği Konferansı, aslında küresel resetçilerin ütopyası için bir milat olacak. İklim bahanesinin arkasında DSÖ ile onun arkasındaki şeytani güçlerin ittifakı söz konusu. Bu hedefe ulaşmak için de önlerinde sadece 3 yıl var.
Kimine göre ekonomi, siyaset ve toplum; üstü örtülen, konuşmak isteyenlerin susturulduğu, sonunda kontrol dışı biçimde aniden ortaya çıkan, hızla büyüyen ve acil çözüm gerektiren kritik sorunlarla baş edemediği için bir kriz bitmeden bir başkasıyla karşılaşıyor. Aynı anda hem fon hem Forex krizi patladı; çoğu kimse Forex’te ne olduğunu anlayamadı bile. Fon krizi, sadece yağmaya ortak olmak........
