menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hristiyan-Yahudi İttifakı nasıl kuruldu?

18 0
02.03.2026

Allah-u Teâlâ’nın yarattığı arzda fesat yaygın, Müslüman coğrafyada kan ve gözyaşı hâkimse; yeryüzü türbülansa girmiş, her geçen gün kaotik ortam artarak devam ediyor. Dünya her geçen gün daha yaşanmaz hale geliyorsa bunun iki müsebbibi vardır. Bunlardan birisi “Yahudi Siyonizm’i”, diğeri ise “Hristiyan Siyonizm’i”dir.

Bütün hikâye, bu iki sapkın grubun sapkın kehanetleri içselleştirmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Yahudi Siyonizm’inin Arz-ı Mev’ud hayalleri malumdur. Hristiyan Siyonizm’inin bu hayallere iştirakiyle, yeryüzü yaşanmaz hale gelmektedir.

Hristiyan Siyonistler yahut Evanjelikler, genel olarak Yeni Ahit metinlerinde özel olarak da Yuhanna İncil’inde anlatılan bazı olayların birebir gerçekleştiğine, ileride de gerçekleşmeye devam edeceğine inanmaktadır. Bundan dolayı tahrif edilmiş Yuhanna’da yazılan ve beklenen olayların mutlaka gerçekleşeceğine inanırlar. Bu sapkın anlayışa göre, gelişecek olaylar iki döneme ayrılmaktadır:

Birinci dönem, Mesih’in ikinci kez yeryüzüne gelmesiyle bağlantılı gelişecek hâdiselerdir. Bu hadiseler arasında Ortadoğu bölgesinde yaşanacak kanlı olaylar ve yaşanacak büyük kaos ortamıdır. Bu kanlı olaylardan sonra Mescid-i Aksa ve etrafının yıkılarak yerine üçüncü kez Süleyman Mabedi’nin inşa edilmesi ile, gökten ateş ve kükürt yağması, oluk oluk kan akması ve nihayetinde iyilerle kötüler arasında Armageddon Savaşı’nın yaşanacağına inanılmaktadır.

Sapkın inanca göre, ikinci dönemde, İsa Mesih gökten inerek yeryüzündeki olaylara müdahale edecek, insanları yargılayacak ve bin yıl sürecek “altın çağ” yaşanacak.

Gerek tahrif edilmiş Tevrat gerekse tahrif edilmiş ve Yahudi eli marifetiyle yeni bir forma sokulmuş Yuhanna İncili vasıtasıyla Hıristiyanlar ve Yahudiler arasında ittifak kurulmuştur. Yuhanna İncil’i, Yeni Ahit’teki İncil’lerin sonuncusudur ve içindeki bilgilerin yüzde 90’ı diğer İncillerdeki bilgilerden farklıdır. Bundan dolayı Yuhanna İncili’nin yapısı, tahrif edilmiş Tevrat’la benzerlik göstermektedir.

Kadim Hıristiyanlık anlayışında İsa’nın öldürülmesinden sorumlu tutulan Yahudiler “Tanrı katili” olarak görülmektedir. Ancak ustaca kurgulanmış projeyle geldiğimiz noktada aralarında dostluk peyda edilmiş, bu da yetmezmiş gibi Hristiyan Siyonist Evanjelikler için Yahudi Siyonistleri korumak İlahi görev haline getirilmiştir.

Hristiyan Siyonizm’i Evanjelizm’in İngiltere’de kurgulanıp ABD’ye ihraç edilmesi de ilginçtir. Zira, İngiltere’nin himayesinde Filistin’de Siyonist bir devlet kurulmuş, ABD’nin süper güç olmasından sonra Evanjelizm ihraç edilmiş; İngiltere eliyle kurulan terör devleti İsrail, ABD eliyle korunmaya devam etmiştir.

Amerikan fundamentalist Protestanlar arasında yaygın hale gelen bu inanç, ABD’nin iç politika dengelerini ve dış politikasını etkilediği gibi Avrupa ülkelerinin başındaki yönetimler vasıtasıyla da İsrail destekçiliğine dönüşmektedir.

Ortada tam bir Yahudi kurnazlığı vardır. Yahudilerin gerek nüfus yapısının gerekse ekonomik ve askeri gücünün yetersizliği, Hristiyan Siyonizm’i Evanjelizm’in desteğinin uydurulan bir kehanetle elde etme formülüyle giderilmiştir. Bundan dolayı Hristiyan Siyonizm’inin gücünü arkasına almamış bir Yahudi Siyonizm’i kocaman bir hiçten ibarettir.

Geldiğimiz noktada Yuhanna İncil’iyle geleceğe yönelik beklentiler ortaya atılırken, Protestan fundamentalist Evanjelizm ile bu kehanetlerin gerçekleştirilmesi planlanırken Müslümanlar en büyük tehdit, Yahudiler ise en büyük müttefik konumdadır. Zira bu olayların gerçekleşmesinde Yahudilerce Kudüs’te mabedin yeniden inşa edilmesi ve Ortadoğu’da Yahudilerin de içinde bulunduğu bir savaşın çıkması önemlidir. Kadim Hristiyanlık anlayışında “Tanrı katili” olarak görülen Yahudiler, günümüzdeki Hristiyan Siyonist olan Evanjeliklerce İlahi bir görev üstlenmektedirler. Anlaşılacağı gibi bu görev, İsa’nın yeryüzüne ikinci kez gelişine uygun şartların oluşmasında sağlayacakları katkıdır. Evanjeliklere göre sonunda Yahudilerin büyük kısmı zaten Hristiyan olacaktır.

Böyle bir kurgu, böyle bir hinlik, Hristiyanların omuzundan Müslümanlara ateş etme planı, şeytanın bile aklına gelmez.

Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Büyük İslâm Devleti’ni kurduğu dönemde Yahudi ve Hıristiyanlar arasında, bu şekilde güçlü bir müttefiklik yoktu. O günlerde Yahudiler ve Hristiyaların birbirinin dostu, müttefiki, işbirlikçisi ve koruyucusu olduğu Kur’an-ı Kerim’deki, “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin, onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara dost olursa o da onlardandır. Allah, zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez” (Maide Sûresi, 51) ayetiyle beyan edilmiştir. Bu aslında Kur’an-ı Kerim’in tarihsel olmadığının kanıtı olduğu gibi geleceğe ışık tuttuğunu, Müslümanları bu konuda uyardığını ve bu yönüyle her dönemde güncel ve yol gösterici bir din olduğunu göstermektedir.

Müslümanlar, İslâm’ın hükümlerinin kıyamete kadar geçerli olduğunu, bu hükümleri tam manasıyla idrak ederek fertten aileye, toplumdan devlete uygulamanın tek kurtuluş reçetesi, tek kurtuluş yolu olduğunu görmek zorundadır.


© Milli Gazete