Önden öven, arkadan “şansı yok” diyen kalemler ve siyasî sihirbazlık
Gazeteleri okurken Ahmet Hakan’ın bir yazısı dikkatimi çekti. Sayın Cumhurbaşkanımız bir televizyon programında “Ahmet Hakan işini çok iyi yapıyor” demişti. Evet, gerçekten işini çok iyi yapıyor. Yazıyı okuduğunuzda bunu açıkça görüyorsunuz. Çünkü yazının başında Saadet Partisi’nin Türkiye Divanı’ndaki yüksek katılımı, salonu dolduran heyecanı ve teşkilatın canlılığı açıkça teslim ediliyor.
Fakat tam bu noktada yazının yönü değişiyor.
Ve şu cümle geliyor: “ama Saadet Partisi’nin şansı yok.”
İşte burada mesele sadece bir yorum olmaktan çıkıyor.
Çünkü bu cümle bir tespit değildir. Bu bir kanaat üretme çabasıdır. Daha açık ifadeyle bu, siyasî bir sihirbazlıktır.
Sihirbaz önce dikkatinizi bir noktaya toplar, sonra asıl hamleyi başka yerde yapar. Bu yazıda da tam olarak aynı yöntem uygulanıyor: Önce Saadet Partisi’nin varlığı ve heyecanı teslim ediliyor, ardından o heyecanın siyasete dönüşme ihtimali sessizce küçültülüyor.
Sonra o tanıdık cümle geliyor:
“Saadet haklı ama kazanamaz.”
Bu bir değerlendirme değildir.
Bu bir psikolojik eşiktir.
Seçmenin zihnine görünmez bir çizgi çekmenin en kibar yoludur.
Bu cümleyle aslında şunu söylemiş olurlar:
“Saadet Partisi doğru olabilir… ama tercih etmeye değmez.”
İşte siyasette asıl barikatlar tam da böyle kurulur. Sandıkta değil; zihinlerde.
Yazının bir başka dikkat çekici yönü ise Milli Görüş hareketini bir fikir ve siyaset çizgisi olmaktan çıkarıp bir soyadı........
