Mahkeme kararına saygı, bize uyuyorsa mı hukuk; bize uymuyorsa mı vesayet?
Almanya’dan Türkiye gündemini takip ederken bir şeyi net görüyorum: Hukuk savunusu bazen ilkeye göre değil, sonucun kimin lehine olduğuna göre yapılıyor.
Demokrasilerde insanların ne söylediği kadar, aynı konuda yıllar sonra ne söylediği de önemlidir.
Çünkü siyaset sadece iddia değil, hafızadır.
Son günlerde yine mahkeme kararları, hukuk, meşruiyet ve “karara uyulur mu uyulmaz mı?” tartışmaları dönüyor.
Bir taraf çıkıyor: “Direneceğiz.”
Bir taraf çıkıyor: “Mahkeme kararına rağmen olmaz.”
Bir taraf da hukuk dersi veriyor. İnsan ister istemez arşivi açıyor.
Ve arşiv bazen bugünkü tartışmalardan daha yüksek sesle konuşuyor.
Bir dönem manşetlere çıkan şu sözler hafızalarda duruyor:
“Anayasa Mahkemesi kararına saygı duymuyorum.”
“Sessiz kalırım ama kabul etmiyorum.”
Yine başka dönemlerde: “Anayasa Mahkemesi kapatılmalıdır.” denildi.
O gün bu........
