menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erdoğan sonrası tartışması mı, yoksa hanedanlık kurma hazırlığı mı?

8 0
saturday

Son günlerde iktidara yakın bazı isimlerin yaptığı açıklamalar dikkat çekiyor.

Önce Şamil Tayyar çıktı.

Türkiye’de sivil siyasetin daraldığını, bürokrasinin güç kazandığını ve AK Parti açısından siyasi risklerin arttığını söyledi.

Ardından da Cumhurbaşkanlığı makamı ile siyaset ve bürokrasi arasında köprü kuracak bir isim olarak Berat Albayrak’ı işaret etti.

Hemen ardından Mücahit Birinci söz aldı.

O ise daha da ileri giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’ye on yıl daha lazım olduğunu, sonrasında ise Bilal Erdoğan’ın ülkeyi yönetebileceğini savundu.

Bu açıklamalar ister istemez bazı soruları gündeme getiriyor.

Ancak burada asıl üzerinde durulması gereken nokta, Şamil Tayyar’ın yaptığı başka bir tespittir.

Çünkü aslında yaptığı açıklama sıradan bir siyasi değerlendirme değil, önemli bir itiraf niteliğindedir.

Şamil Tayyar, sivil siyasetin daraldığını, bürokrasinin güç kazandığını ve devlet içerisinde yeni güç odaklarının oluştuğunu söylüyor.

Eğer durum gerçekten buysa, bu son derece ciddi bir iddiadır.

Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kurulurken millete ne vaat edilmişti?

Bürokratik oligarşi sona erecekti.

Milletin seçtiği güçlü lider devlete tam hâkim olacaktı.

Yetki dağınıklığı ortadan kalkacaktı.

Peki bugün iktidara en yakın isimlerden biri çıkıp devlet içinde kontrolsüz güç odaklarının oluştuğunu söylüyorsa, bunun anlamı nedir?

Bu sözler, farkında olunarak ya da olunmayarak, başkanlık sisteminin en temel iddialarının sorgulanmasına yol açmaktadır.

Çünkü eğer devlet içerisinde Cumhurbaşkanı’nın dışında etkili güç merkezleri........

© Milli Gazete