menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dün muhalefeti ‘teröristleri serbest bırakacaklar’ diye suçlayanlar, bugün PKK mensuplarına af düzenlemesi hazırlıyor

15 0
30.07.2026

Siyasette güven, söz ile icraatın birbirini doğrulamasıyla oluşur.

Millet, siyasetçilerin sadece bugün ne söylediğine değil, dün ne söylediğine de bakar. Çünkü dün söylenenlerle bugün yapılanlar birbirine zıt olduğunda, bunun izah edilmesini ister.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte seçim meydanlarında muhalefeti çok ağır ifadelerle eleştiriyordu.

“Kandil’e dönüp Selo’sundan Apo’suna hapistekileri çıkaracağız diyorlar.”

Bu sözler, muhalefetin terör hükümlülerini serbest bırakacağı iddiası üzerinden yapılan sert bir siyasi eleştiriydi.

Bugün ise kamuoyunun önünde farklı bir tablo bulunmaktadır.

Adalet Bakanı Sayın Gürlek, “Genel af yok. Ama şu anki pakette sadece PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var.” açıklamasını yaptı.

Bu açıklama doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor:

Dün muhalefet bu iddialarla en ağır şekilde eleştirilirken, bugün neden yalnızca PKK mensuplarını kapsayan bir düzenleme hazırlanıyor?

Daha da dikkat çekici olan ise kamuoyuna yansıyan iddialardır.

Basında yer alan haberlere göre, TBMM’ye gelmesi planlanan yasa taslağı önce İmralı’ya iletilmiş ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın bu taslak için “Yetmez ama evet.” değerlendirmesinde bulunduğu öne sürülmüştür.

Eğer bu iddialar doğruysa, millet adına cevap bekleyen önemli sorular vardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle hazırlanacak bir düzenleme neden önce terör örgütü elebaşının değerlendirmesine sunulmuştur?

Millet adına yasa yapma yetkisi TBMM’nindir. Bu nedenle süreçle ilgili tüm iddiaların şeffaf biçimde kamuoyuna açıklanması gerekir.

İşin belki de en düşündürücü tarafı ise Türkiye’de yıllardır yaşanan keskin söylem........

© Milli Gazete