menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet-149

9 0
04.03.2026

Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…

Allah’ın sıfatları vardır.

Allah’ın başlangıcı ve sonu yoktur, zaman ve mekân dışındadır. Çünkü zamanı da mekânı da O yaratmıştır. Oysa Hazreti İsa aramızda yaşamıştır. Şimdi de göktedir diyorsunuz. Allah tüm kâinatı ve kanunları var etmiştir. Hazreti İsa neyi var etmiştir? Bilakis, kendisi var edilmiştir. Allah istediği şeye “ol” der, o da olur. Asılmaya, çarmıha gerilmeye, göklere gitmeye ihtiyacı yoktur. Hz. İsa aranızda yaşayarak tanrılık yapabilirdi, eğer o tanrı ise şimdi bizi görüyordur; kendisini astıracak kadar fedakâr olan şimdi neden merhamet edip de bu kadar zulme ses çıkarmıyor? Bugün müspet ilim harikalar meydana getiriyor. Cebimizdeki telefonla Ay’da olsak bile konuşabiliyoruz. Ay’a gidebiliyoruz. Gecemiz gündüz olmuş, elektrikle her yeri aydınlatıyoruz. Bilgisayarımızla yazıyoruz, hesaplar yapıyoruz.

Bunları nasıl elde ettik?

Müspet ilimle elde ettik.

İşte o müspet ilim Hazreti İsa’nın tanrı olmadığını bize kesin olarak söylemektedir ve o ilimleri geliştirenler de Hristiyanların kendileridir.

İşte, biz Hristiyanlık âlemi ile karşılaşırken, bu izahları yaptıktan sonra “öyleyse” deyip yani “Fe” harfini getirip; Allah’a karşı direnecek, O’na bir şey yaptıracak kim vardır?

Ateist sömürü sermayesi insanlığa bazı şeyler yutturmaktadır: -Aklınız var... -Siz peygamberlerin sözlerine ne diye uyuyorsunuz... -Sosyal ve doğa kanunlarını ne diye dinliyorsunuz... -Gücünüzle istediğinizi yapınız...

Bizim bazı sözde akıllılar da çıkıp ne diyor; din kamuya giremezmiş!

Behey beyinsizler. Din dediğin, Allah dediğin giremezmiş diyorsan, sen kimsin? Senin başın ağrısa O’nun doktoruna, O’nun ilacına başvuruyorsun. Hazreti İsa’ya tanrı diyenlerle laiklik iddiasıyla Allah’ı dışlayanlar arasında ne fark vardır? Hatta bunlar onlarınkinden daha akılsızca, daha aptalca inanç ve küfürdeler. Sizin bir kılınız bile size ait midir? Bugün biyoloji ilmi açıkça ortaya koymuştur ki insandaki bir tüy bile ancak birtakım planlama ve çalışmaların ürünüdür. Bir saç kılını yine Allah’ın bize lütfettiği makasla kesmesek durduramayız, büyür durur. ‘Makası biz yaptık’ diyebilir bu kâfir. Görelim bakalım, çarşıdan almadan bir makas yap. O makası yapanlar Allah’a inandılar, O’nun emrine girdiler, çalıştılar da öyle yaptılar. Allah onlara güç verdi, bilgi verdi, ilham verdi de yaptılar. Sen yapsana, sen!

“İn erade / (Allah) İrade etse” (Maide 17)

Yani Allah irade etse, öyle olmasını istese.

Bir zelzele olur, tüm insanlık seferber olur, yaraları yıllarca saramaz. Ya o zelzele biraz daha ileri gitse de denizde gemilerin battığı gibi karalar batsa, kim karşı gelecektir. Ozon tabakası deliniyor diye kıyamet koparıyoruz. Ya denizler buharlaşıp uçsa, Hazreti İsa bir şey yapma gücüne mi sahiptir. Bir grip virüsü çıkıyor, sokaklara çıkamıyoruz.

Allah bu kâinatı kendi düzeni içinde eksiksiz var etmiştir. 13,7 milyar yıldır evrimleşmektedir. Hazreti İsa yoktu ama kâinat bu hâle geldi. Ağaç dikerken, gübrelerken, büyütürken Allah’ın oğula ihtiyacı yoktu da şimdi hasat yaparken oğula ihtiyacı oldu, öyle mi? İhtiyacı yoksa onu niye var etti? O mu var etti, yani çok tanrı mı oldu? Neden oluyor da bir oğlu oldu ama başka oğlu olmadı?

İnsanlık hâlâ bu batıl düşünceden kendisini kurtaramıyor.

Bugün insanlığın başına musallat olan ateizm bu gibi batıl inançların bir sonucudur. Tüm dünyadaki dinler akıllarını başlarına toplamalı, dinlerini batıl inançlardan temizlemelidir. İşte o zaman dinsizlik de sona erer, sermayenin tahakkümü de sona erer.

Döndük dolaştık ve ilk güne geldik. Sorun “Lâ ilâhe illallah” demekten ibarettir. Bunu demek kolay sanırsınız ama kolay değildir. Bunu demek çok zordur. İnsanlar bir türlü Yaratan’a inanamıyor, yaratılanı yaratan yapıyor! Bununla beraber Allah müdahale etmiyor, insanlığın kendi akıbeti içinde ilerlemesine izin veriyor. (Devamı var.)


© Milli Gazete