Sözün İtibarı: Ali Haydar Haksal
İletişim imkânlarının olabildiğince genişlediği bir zamanda yaşıyor olmamıza rağmen kelimelerin kısırlaştığını rahatlıkla görebiliyoruz. Bugün sözler susuyor, anlamların içi boşalıyor, yalan normalleşiyor ve estetik kayboluyor. Böyle durumlarda birilerinin sorumluluk alıp sözü incitmeden gerçeği estetik bir dille ifade etmesi gerekiyor. Bunun için kalem sahiplerinde edebi bir ruha ihtiyaç duyuluyor. Millî Gazete’mizin yazarlarından Ali Haydar HAKSAL abimiz bu sorumluluğu omuzlarına yüklenen, doğruyu ve gerçeği eğip bükmeden ifade eden, edebi inceliği yazılarına aksettiren müstesna bir şahsiyetti. O hem uzun soluklu dergicilik serüveniyle, hem öyküleriyle hem de gazetedeki yazılarıyla bir nesle öncü olmuştur.
Ali Haydar Haksal’ın Millî Gazete’deki yazılarında gördüğümüz duruşu bizler için önemlidir. Çünkü onun duruşu sayesinde okurları, toplumsal vicdanla temas kurabildi. Herkesin hamasetin dibine vurduğu ortamlarda o perdeleri gözümüzün önünden çekmeyi denedi. Ergenekon sürecinde, Arap Baharı’nın en ateşli dönemlerinde, Suriye meselesinde, mezhep taassubunun prim........
