Kurumsal Kötülüğün Atık İnsanları
İnsanın insanla olan meselesi ne sadece bugüne ait, ne dünde kalan, ne de yarına taşan bir meseledir. İnsanlık tarihi aslında bu meselenin pratikteki izdüşümüdür. Her dönem bu meseleye karşı ahlaki ve felsefi bir meydan okuma olmuştur. Gerek dinin gerekse felsefi akımların bu sorunu ortadan kaldırmaya dönük çabalarını görüyoruz. Ne var ki hem dinin vaat ettiği huzur, hem felsefenin aradığı erdem asla matematiksel bir formüle indirgenemez. Mutluluk; ruhun tatmini, adaletin tesisi, merhametin dolaşıma girmesi ve insanın insanla kurduğu fıtri bağla mümkündür.
Bu bağın olabildiğince koptuğu günümüzde bu meseleyi yalnızca bireysel ahlaki bir sapma olarak göremeyiz. Kötülük günümüzde kurumsallaşmış, meşrulaştırılmış ve entelektüel bir kılıfa büründürülmüş ve sistematik bir tahakküm mekanizmasına dönüşmüştür. Kendi varlığını, refahını ve iktidarını başkalarının yokluğu, sefaleti ve mankurtlaştırılması üzerine inşa etmek; ne akılla, ne ahlâkla, ne de fıtratla izah edilemez.
Kurumsal kötülüğün bize vazettiği fikri altyapı Malthus’da........
