“Güvercin’in Gözyaşları”
Şair ve yazar Turgay Turgut’u bir televizyon programında izlemiştim.
Kendisi emekli matematik öğretmeni, çeşitli liselerde idarecilik ve müdürlük yaptığından öğrencileri ile ilgili paylaştığı anıları dikkatimi çekmişti.
Fakat ailecek izlediğimiz o televizyon programında en dikkatimizi çeken konu, kendisi gibi emekli öğretmen olan eşi Nuray Turgut’a olan nezaketi, saygısı ve sevgisi; yüreğinden taşıp oturdukları salonu muhabbet bağına çevirmişti. Gözünü alamadığı muhterem hanımefendiye olan rikkati, özeni, inceliği ekran başındakilere bile huzur vermekte idi.
Ailenin önemini yitirdiği, boşanmaların arttığı, kadına şiddetin ayyuka çıktığı bir çağda gençlere rol model olan siz güzel aile; ‘bin yıllar yaşayın inşallah’, diye temennide bulunmuştuk.
“Güvercin’in Gözyaşları” ,Turgay Turgut’un kaleme aldığı bir hikâye kitabı.
Televizyonların, tabletlerin, telefonların akıllısının olmadığı Kaf Dağı’nın ardındaki mutlu masalları anlatmakta.
Sanki güneş daha parlak, elmalar daha kırmızı, çevirmenin gülleri daha pembe, karpuzlar en güzel tad da, haymelerde bostan bekleyen çocukların heybelerindeki manda kaymaklı ekmek en güzel rayiha da idi.
Yazarın çocukluğuna çevirdiği kadrajından ortaya çıkan hikâyeler, şimdiki miniklerin dünyasına çok uzak güzellikler sunmakta.
”Gelin Bacı’nın Oğlak’ı” isimli hikâyede yazar, çocukken köyünde........
