menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küresel krizin eşiğinde İran

38 0
10.03.2026

Ortadoğu, tarihsel bir kırılma anının eşiğinde, sadece askeri bir çatışmanın değil, küresel güç mimarisinin yeniden tasarlandığı bir kaosun merkezinde duruyor. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve müttefiklerinin İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlar, meseleyi iki devlet arasındaki bir hesaplaşmanın ötesine taşıyarak; ekonomik sistemleri, enerji hatlarını ve Müslüman dünyanın ahlaki kapasitesini sınayan bir "imtihan" haline getirmiştir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın "strateji kitabı", savaşın ilk evrelerinde ciddi hatalar verdi. Washington ve Tel Aviv’in temel senaryosu; dini lider Ali Hamaney başta olmak üzere üst düzey kadroları tasfiye ederek ülkeyi "başsız" bırakmak ve savunma sanayisini felç ederek hızlı bir çöküş sağlamaktı. Ancak rakamlar yanıltıcı olabilir. ABD ve İsrail kaynakları, İran’ın füze kapasitesinin ve İHA stoklarının büyük oranda yok edildiğini iddia etse de İran, nitelikli misillemelerine devam ediyor.

Daha da önemlisi, toplumsal mühendislik planı ters tepti. Güvenlik merkezlerinin vurulmasıyla halkın rejime karşı ayaklanacağı varsayılırken, Hamaney’in sığınağında değil de konutunda ailesiyle birlikte öldürülmesi, meşruiyet krizi yaşayan düzene "Kerbelai bir direniş" sembolü kazandırdı. Bu durum, askeri bir yıkımın sosyolojik bir kenetlenmeye dönüşebileceğinin en somut örneği oldu.

Bu savaşın en somut ve yıkıcı etkisi, kuşkusuz küresel ekonomi üzerinde hissedilmektedir. Dünya petrol ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim, enerji fiyatlarında ani sıçramalara yol açarak küresel enflasyonu tetikledi. Müslüman dünyasının paradoksu burada bir kez daha........

© Milli Gazete