menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Açık tehditler çağı

10 0
06.01.2026

Donald Trump’ın Venezuela üzerinden verdiği son mesajlar, yalnızca Latin Amerika’ya dönük bir dış politika hamlesi değil; küresel düzenin hangi istikamete doğru savrulduğunu gösteren sembolik bir eşiktir. Bir devlet başkanının, başka ülkeler için “operasyon kulağıma iyi geliyor” diyebilmesi; askeri müdahaleyi, rejim değişikliğini ve açık tehdidi diplomatik söylemin parçası haline getirmesi, artık uluslararası ilişkilerde örtünün tamamen kalktığını göstermektedir. Güç, ilk kez bu kadar pervasız, bu kadar çıplak ve bu kadar aleni konuşmaktadır. Gücün dili bizlere bugünkü dünya düzenin sonunun geldiği ve yeni bir düzenin başladığını ilan ediyor.

Venezuela’da Maduro’nun uluslararası kamuoyu önünde adeta bir parodi figürüne dönüştürülmesi, ardından yapılan sert ve küçümseyici açıklamalar, yalnızca bir rejimi değil, bir ülkenin egemenlik fikrini hedef almıştır. Bu durum, ABD’nin müdahale kapasitesini yeniden ilan etmesinden ziyade, müdahale niyetini bir “normal” olarak dayatması anlamına gelmektedir. Trump’ın dili, klasik Amerikan hegemonyasının inceltilmiş diplomatik retoriğinden kopuşu temsil etmektedir. Artık mesaj nettir: Güç, gerekçe üretme zahmetine katlanmadan konuşacaktır.

Trump’ın Küba, Venezuela, Kolombiya, Meksika, İran ve Danimarka için sarf ettiği sözler, rastgele seçilmiş örnekler değildir. Bu ülkelerin her biri, farklı jeopolitik katmanlarda, ABD’nin küresel çıkar mimarisine temas etmektedir. Küba, Soğuk Savaş’tan kalma bir hesaplaşmanın hâlâ kapanmamış dosyasıdır. “Düşmeye yakın görünüyor” ifadesi, yalnızca bir temenni değil, zamanlaması kollanan bir müdahalenin işaret fişeğidir. Venezuela ise enerji kaynakları, siyasal sembolizmi ve Latin Amerika’daki direnç hattı nedeniyle özel bir konuma sahiptir. “İkinci darbe” tehdidi, rejim değişikliğinin artık bir politika aracı olarak açıkça benimsendiğini........

© Milli Gazete