menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne olacak bu milletlerin hali?

15 0
01.06.2026

Ayrılma, ayırımcılık, ayırmacılık, kayırmacılık, parçalanma, parçalama, tefrika… gibi sözcükler, havada alerji yapan tozlar gibi sosyal hayatımızda dolaşırken, topyekûn bir milleti gıcık yaparken, aklı başında insanların çaresizlikten, “Ne olacak bu milletin hali?” diye konuşup yazarken, bizim hepimizi aynı oruçta ve aynı Ramazan Bayramı’ndan iki ay sonra gelen Kurban Bayramı da anlayana ve görene bir şeyler söyledi ve bir şeyler gösterdi.

Bir saat arayla, Hopa’dan Bodrum’a kadar bütün köy, kasaba, ilçe ve illerde, bütün partilerin başkanları ve oy verenleri, bütün meslek grupları, profesörler ve öğrenciler, generaller ve erler, dervişler, berduşlar… Bütün Müslümanlar, bir tek slogan altında Allahü Ekber/En büyük Allah’tır dediler ve beş günde 23 vakitte hepsi farz namazlarının ardından bu tekbiri getirdiler ve kendini büyük zannedenlere uyarıda bulundular.

Bayram namazında kırgınlar, dargınlar, karşı mahalleliler… yan yana, omuz omuza vererek karşı olmadıklarını, duvarda birbirini yandan, alttan ve üstten tutan tuğlalar gibi, aynı safta durarak birbirine destek olduklarını gösterdiler.

Omuzlar birbirine değerken gönül yaylasından esen muhabbet rüzgârıyla alışveriş yaptılar.

Kesilen beş milyon kurbanın etleriyle zenginle fakir tencereleri üç günlüğüne denkleşti.

Çocuklar, tanıdıklarının ve tanımadıklarının kapısını çalarak her Müslüman’ın birbiriyle kardeş olduğunu, amcasının,........

© Milli Gazete