Güce mi, gücü yaratana mı?
Yalnız Cuma günü camiye gelenler, sevinin, neşelenin, Cumanızı bayram yapın.
Çünkü siz, milyarların içinden seçilmiş insanlarsınız.
Beş vakit namazını kılanlar, siz iki kat sevinin, seçilenlerin ön tarafındasınız.
Çokluk içinde yok olma eğitiminden geçiyoruz camide.
Yokluk içinde çokluk meydana geriyoruz hayatta.
Hayatta kendinizi yapayalnız hissettiğinizde:
وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنْتُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
“… Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir. Allah, yaptıklarınızı görür.” (Hadid Süresi ayet 57/4) ayetini hatırlayınız.
Dağınıkken, paramparça iken bile biz, paramparça olan Tur dağı gibiyiz.
Parçalar arasında ayrılık gayrılık bilmeyiz.
Her zerremiz, “La ilahe illallah/Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten, donatan… yoktur” der.
Tecellisinin her türüne razı olduğumuz, teselli bulduğumuz O yeri göğü yaratanın davetine katılmak, kralların, şahların, padişahların davetine katılmaktan daha şerefli, daha onurludur.
Şerefli ve onurlu insanlar olarak Rabbin huzurunda bulunuyorsunuz.
Kralları, mazlumları, gülleri, dikenleri, balları, acıları yaratanın davetine katılma onurunu taşıyorsunuz.
Davete katıldıktan sonra, namazda ve arkasından yaptığınız dualarda........
