menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ağabey diyor ki; Eyvallah zira ölüm var

8 5
16.02.2026

“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip, kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmrân/104)

İnsan olarak, vallahi öleceğiz. Belki bugün değil ama bir gün gelecek ve mutlaka öleceğiz. Zira Allah, “Nerede olursanız, sağlam kaleler içinde bulunsanız yine ölüm sizi bulur” (Nisâ/78) buyurmaktadır. Ölüm haktır, çünkü: “Her nefis ölümü tadacaktır” (Enbiyâ/35) ve “Yeryüzünde bulunan her şey fânidir. Ancak yüce ve cömert olan Allah bâkîdir.” (Rahmân/26-27) ayetleri nettir.

Hemen belirtelim ki; hayat varsa ölüm de vardır. Doğum, ölümün habercisidir. Nitekim dünyaya geliyoruz, sonra da ölüyoruz. Malum; “Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane” denir. Hz. Ali, “Her soluk (nefes) ölüme doğru bir adımdır” buyurmaktadır. Ama kimin kimden önce, ne zaman, nerde öleceği belli değildir. Ölüm gelince, hiç kimseye sormaz. Azrail gelir, canı alır, gider.

Zeki Ömer Defne der ki:

Bir gün bir mektup gelecek

Zarfsız, kâğıtsız, pulsuz

Öyleyse insanda tekebbür, neyin nesidir? Yere göğe sığmayan istekler, neyin nesidir? Doyumsuz bir iştiha ile hayat sürmek, aklın alacağı iş midir? Yani topraktan geldin, mutlaka toprağa döneceksin.

Necip........

© Milli Gazete