menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seçmenin Kenan Evren’e tepkisi Erbakan’ın yeni partisi: RP

24 0
10.02.2026

12 Eylül rejiminin kafasında sağı ve solu temsil eden iki partili siyaset olsa da, CHP’liler SODEP’i, AP’liler BTP’yi, MSP’liler RP’yi kurmuştu. CHP’nin daha önceki lideri Bülent Ecevit, siyasete küsmüş, CHP’den istifa etmişti. Ecevit, bu kararı parti yöneticilerine danışmadan aldığı için CHP kadrolarında şok etkisi meydana gelmişti. CHP’liler onu partiyi en zor gününde terk etmekle suçlarken, o ise CHP’li kadroların askeri yönetime karşı çıkmadığını, kendisini yalnız bıraktığını düşünmekteydi. İktidarda bir askeri cunta varken siyasete dönmenin yarar getirmeyeceğine inandığını söylüyordu. Oysa kendisi ilk başta, darbede askerin suçu yok demişti. Arayış dergisi çıkaran Ecevit, daha sonra 1985’te eşi Rahşan Ecevit ile birlikte DSP’yi kuracaktı.

Ecevit’siz kalan CHP’liler İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü önderliğinde Sosyal Demokrat Parti SODEP’i kurdular. Eski parti adıyla parti kurmak yasak olduğu için CHP adını kullanamıyorlardı. Ancak CHP’nin yerine Halkçı Parti’yi kurduran 12 Eylül yönetimi Erdal İnönü dâhil pek çok ismi veto ederek partiyi seçime sokmadı.

Perde arkasında Demirel'in bulunduğu, başına da emekli Orgeneral Ali Fethi Esener'in getirildiği Büyük Türkiye Partisi BTP de seçime sokulmadı. Evren Paşa, Esener Paşa'yı dinci olduğu için veto ettiklerini söyledi.

BTP kurucuları, kuruluşundan bir gün sonra gerçekleşen büyük katılım töreniyle, askeri oldukça tedirgin etmişti. AP kadrolarının eskiye oranla daha büyük bir güçle iktidara gelmesi ihtimali göz önüne alınarak, 31 Mayıs 1983 günü MGK’nın 79 sayılı kararıyla parti kapatıldı. Dört ay süreyle, içlerinde Demirel, Cindoruk, Çağlayangil olmak üzere toplam 20 siyasetçi Zincirbozan’da mecburi ikamete gönderildi. Ecevit ve Baykal da kurulacak sol partilere etki etmemeleri için Zincirbozan askeri kampa gidenler arasına dâhil edildi.

Ancak partinin kapatılması ve uygulanan zorunlu ikamet, Demirel ve ekibi için caydırıcı olmadı. Zincirbozan yolunda giderlerken yola bakan Demirel, “Doğru Yol” partisinin adını verdi ve Zincirbozan’da DYP için fikir tartışmaları yapılmaya başlandı. 23 Haziran 1983 resmen kuruldu ve Ahmet Nusret Tuna ilk DYP genel başkanı oldu.

12 Eylül sonrası kapatılan diğer bir parti olan Milli Selamet Partisi, Ali Türkmen liderliğinde 19 Temmuz 1983 tarihinde Refah Partisi adıyla 31 kişilik kurucu kadro ile kuruldu. Ancak Refah Partisi’de Milli Güvenlik Konseyi’nin 79 sayılı bildirisine takıldı. Kurucularının Millî Güvenlik Konseyi tarafından birkaç defa veto edilmesi sebebiyle, kadrosu kanunların öngördüğü zamanda tamamlanamadığından 1983 seçimlerine katılamadı. Daha sonra kurucu üyeler arasından veto edilmeyen Ahmet Tekdal parti başkanlığına getirildi.

MHP lideri Türkeş hâlâ hapishanede olduğundan, MHP’liler Anayasayı hazırlayan Danışma Meclisi içinde yer alan ve anayasanın tümüne ret oyu veren tek isim olan Mehmet Pomak, MHP kadrolarının kurduğu Muhafazakâr Parti’ye lider seçildi. Parti, Milli Güvenlik Konseyi tarafından 26 Temmuz 1983 tarihinde genel başkanı da dâhil yapılan vetolarla seçim yarışından men edilse de, partinin yeniden teşkilatlanması gecikmedi. Parti ikinci olarak Ahmet Özsoy başkanlığında teşkilatını kurdu, fakat 16 Ağustos 1983 tarihinde aldığı vetolarla seçim yarışına katılamadı

Milli Güvenlik Konseyi veto yetkisini sadece herhangi bir partiden aday olanlar için değil, bağımsız adaylar içinde işletildi ve bu dönemde 428 bağımsız aday veto edildi.

Toplamda 672 veto vardı. Askeri yönetim 1683 milletvekili adayından 672'sini vetolamış, seçime sokmamıştı.

Seçime girecek partiler olan MDP'den 74, Anavatan'dan 81, HP'den 89 aday veto yemişti.

MDP’den Tercüman yazarı Ergun Göze, Demirel'in Anadolu Ajansı Genel Müdürü Atilla Onuk da veto yiyenler arasındaydı.

Böyle MGK uygun gördüğü "yeni tip politikacıları" da belirlemiş oldu. Artık seçime gidilebilirdi. MGK’nın iki partili seçim planı işlemedi. MGK, Turgut Özal’ın ANAP’ı kurmasına ve seçime girmesine engel olamadı. Batı dünyası ve ekonomik çevreler Özal’ın yanındaydı. Ayrıca Bülent Ulusu........

© Milli Gazete