menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Milli Görüş tarihi Refah Partisi Dönemi-22 Fethullah Gülen sahaya iniyor “Hz. Cebrail parti kursa ardından gitmem”

24 0
17.03.2026

Yerel seçimlerin ardından yaşanan RP şoku, diğer partileri de etkiledi. Mesut Yılmaz, “RP'nin bu yükselişinin üzerinde herkes ciddi biçimde düşünmeli” açıklamasını yaparken, Tansu Çiller RP'ye karşı sertleşti. Çiller, Erbakan'ı taklit ederek “Sizi gidi irticacılar sizi!..” dedi. Partisinin adını yeniden MHP yapan Alparslan Türkeş, Çiller'e daha çok yakınlaştı. Kamuoyu DYP ile ANAP'ın birleşip ANAYOL'a dönüşmesini istemeye başladı.

Medyanın bastırmasıyla gündeme getirilen ANAYOL'da liderliğin kimde olacağı tartışıldı. Her iki lider de kendini düşünüyordu. Bu tartışmalardan sonra Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller birbirlerine düşman oldular. Bu durum, her iki partiyi kendi içinde kenetledi. ANAYOL hayali kısa zamanda suya düştü. Diğer yanda SHP ile DSP de birleşemiyordu. SHP genel başkanlık teklif ettiği halde, Ecevit reddetti.

Hükümet başarısızdı, muhalefet dağınıktı. Yolsuzluklar, ekonomik sıkıntılar, mafya çatışmaları gazetelerin manşetlerinde yer alıyordu. RP şoku da yatıştığı ve RP'li belediyelere alışıldığı için, medyanın ana gündemi bu konulardı. Meydan tamamen RP'ye kalmıştı. İttifak ile yüzde 17 civarında oy alan RP, tek başına yüzde 19 oy almıştı ama yakında yapılacak olan genel seçimde belki de yüzde 30 oy alacaktı.

RP adına da birbiri ardına yolsuzluk haberleri çıkmaya başladı. “Süleyman Mercimek, Bosna için toplanan yardım paralarını yerine ulaştırmadı, para RP'ye aktarıldı” iddiaları bir kampanyaya dönüştü. Bunun yanında kimi RP'lilerin laiklik karşıtı konuşmaları televizyonlarda yayınlandı.

Çiller, RP'nin üstüne gitmeyi sürdürüyordu. DEP'i Meclisten attırdığı gibi RP'yi de Meclisten attıracağını söylemeye başladı. Devlet kurumlarından RP raporları istiyordu, amacı RP'yi kapattırmaktı. Bununla da yetinmedi Taksim'de bir laiklik mitingi düzenlenmesine ön ayak oldu. RP dışında kalan bütün partileri ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i de davet etti. Ama Demirel ve ANAP katılmadı. DYP, SHP ve MHP'nin katıldığı laiklik mitingi sönük geçti.

Çiller, laiklik cephesi açtığı, RP'yi kapattırmak istediği bu ortamda, bir başka adım daha attı. Cemaatlere daha da yakın oldu.

Gülen-Çiller görüşmesi

Partisinden, ANAP'tan ve dini çevrelerden şiddetli tepki gören Terörle Mücadele Yasa Tasarısı'nın olumlu yönde değiştirilmesi için destek almak amacıyla Fethullah Gülen'le görüştü.

Çiller, bu görüşmede Erbakan'ın çok tehlikeli olduğundan söz etti. Onun gibi sahte Müslümanlara karşı, Fethullah Gülen gibi hakiki Müslümanlara ihtiyaç vardı. Terörle Mücadele Yasa Tasarısı değişikliği için destek istiyordu.

Fethullah Gülen, dini bir takım özgürlükler sağlanırsa RP ile mücadele edilebileceğini, yasayı desteklediğini söyledi. RP ve Erbakan hakkındaki düşüncelerini anlattı. Çiller, Fethullah Gülen'i dikkatle dinledi ve etkilendiğini söyledi. Fethullah Gülen de Çiller'den etkilenmişti. Çiller'e, cemaatine ait yedi okuluna Tansu Çiller adını vermek istediğini söyledi.

Görüşmenin sonunda Fethullah Hoca sordu. “Bu görüşme basına yansıyacak mı?..” Tansu Çiller, isterlerse yansıyabileceğini söyleyince, Fethullah Gülen'in yanında bulunanlardan biri konuştu. “Biz artık hocamızın meydana çıkmasını istiyoruz. Görüşlerini ve görüşmelerini kamuoyunun önünde yapma zamanı gelmiştir. Sizce sakıncası yoksa bu görüşme basına yansıyabilir.”

Görüşme basına yansıtıldı. Türkiye tarihinde ilk kez bir cemaat lideri ile bir Başbakan'ın gizli görüşmesi basına bildirildi. Gazete ve televizyonlar, günlerce bu görüşmeyi haber yaptılar.

Fethullah Gülen artık sahaya inmişti ve RP'ye karşı tavrını açıkça ortaya koymuştu.

“Hz. Cebrail parti kursa ardından gitmem”

Fethullah Gülen, RP dışı partilerin ve medyanın gözdesiydi artık. Ünlü gazeteciler, o zamana kadar pek konuşmayan Fethullah Gülen'le ardı ardına söyleşiler yaptılar. Fethullah Hoca ile ilk röportaj TRT'ye nasip oldu. Fethullah Gülen 5 Ekim 1995'de yaptığı bu konuşmada devlete bağlılığını, bağnazlığa düşman olduğunu, partilerle işi olmadığını söyledi. 12 Eylül darbesinden sonra, arandığı dönemde bile askeri birliklere gittiğini açıkladı.

TRT'de yaptığı konuşma, Fethullah Gülen'in artık devlet tarafından da kabul edilen bir güç olduğunu göstermişti. TRT'de yapılan programda söyledikleri çok kişiyi şaşkına çevirdi. Herkesin merak edip sorduğu soru, emekli bir vaiz olduğunu söyleyen Fethullah Gülen'in........

© Milli Gazete