menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nasılsın?

39 0
31.08.2026

Bu diyalog her geçen gün çok daha sıradan, çok daha anlamsız hale gelmeye başladı, farkında mısınız? Sorduğumuz soru ve alacağımız cevap ile hiç mi hiç ilgilenmiyoruz aslında… Telefonda “alo” diye seslenmek gibi… Nedenini bilmeyen yığınlar için çok anlamsız, çok önemsiz… Dervişin biri zamanında adamın birine nasılsın diye sormuş. Adam da iyi değilim, yirmi bin dirhem borcum var demiş. Bunun üzerine derviş bulup buluşturmuş, o adamın yirmi bin dirhem borcunu ödemiş. Adam hem çok mutlu olmuş hem de şaşırmış. Dervişin neden durduk yere böyle bir iyilik yaptığını anlamamış.

İmam Gazali Hazretleri, dert etmeyeceği halde nasılsın diye sormak münafıklıkta bir mertebedir buyurmuştur. Bir adama nasılsın diye sorduğun anda o adama bir kader ortaklığı teklif etmiş olursun İslam ahlakına göre… Karşıdakinin derdini tasasını, gücünün kuvvetinin yettiği kadarıyla çözmek zorundasındır. Yok elinden geldiği halde karşıdakinin derdine derman olmazsan karakterini tutarsız hale getirirsin. Sahtekârlığı normalleştirirsin. Eğer karşıdakinin nasıl olduğu ile ilgilenecek takatin yoksa yahut kötü durumunu iyiye çevirmek için çabalayacak azmin yoksa, neden nasılsın diye sorup karşıdakinin duyguları ile oynayasın ki? Çok hızlı ve çok basit bir biçimde, yarım ağız sorulan bir nasılsın sorusu bile karşıdaki insanı bir beklentiye sevk eder ister........

© Milli Gazete