Vergi dilimi tuzağı: Temmuz'da verilen zam Ekim'de geri alınıyor
Her yıl aynı sahne yaşanır. Temmuz'da memur maaşına zam yapılır, ağustos bordrosu bir nefes aldırır; sonra bir ay maaş, bir önceki aydan daha az yatar. Memur önce bir hata olduğunu düşünür, mutemetliğin kapısını çalar. Aldığı cevap hep aynıdır: "Vergi dilimine girdiniz."
Bu ekim de öyle oldu. Ek derse giren öğretmenden nöbet tutan sağlık çalışanına kadar pek çok memur, ekim bordrosunda maaşının eylüle göre eksildiğini gördü. Ortada ne bir kesinti kararı vardı ne de bir kanun değişikliği. Üstelik bu, faturanın yalnızca ilk taksiti; dilim geçişinin tam etkisi kasım bordrosunda görülecek.
Bu tabloyu bir muhasebe teferruatı diye geçiştirmek mümkün değil. Yaşanan şey, toplu sözleşme masasında verilen zammın bir bölümünü gelir vergisi tarifesi üzerinden geri alan yapısal bir düzenektir. Üstelik bu düzenek, kimseyi "zammı kestik" demek zorunda bırakmadan işler. 2027 bütçesi Meclis'e gelmişken bu düzeneğin nasıl işlediğini, memura neye mal olduğunu ve neyin değişmesi gerektiğini açıkça konuşmak zorundayız.
Ücret gelirleri artan oranlı tarifeyle ve yıl başından itibaren biriken matrah üzerinden vergilendirilir. 2026 tarifesine göre yıllık matrahın ilk 190 bin lirası yüzde 15, 400 bin liraya kadarki kısmı yüzde 20, 1,5 milyon liraya kadarki kısmı yüzde 27 oranında vergiye tabidir. Ocak'ta yüzde 15'le yola çıkan memur, biriken matrahı eşikleri aştıkça önce yüzde 20'ye, ardından yüzde 27'ye geçer. Brüt maaşı aynı kalsa bile her geçişte eline daha az para kalır.
Memur maaşının tamamı bu çarka girmez. Gelir vergisi; gösterge aylığı, ek gösterge, taban aylık, kıdem aylığı ve yan ödemeden emeklilik keseneği ile sendika aidatı düşüldükten sonra kalan tutara uygulanır. Özel hizmet tazminatı ve ek ödeme gelir vergisi dışında kalır. Bu nedenle memurun vergi matrahı brüt maaşının epey altındadır. Ne var ki yılda iki kez zam alan bu matrah, eşiklere her yıl biraz daha hızlı tırmanır.
Düzeneğin kalbi şudur: Eşikler bir önceki yılın yeniden değerleme oranıyla güncellenir; maaşlar ise o yılın toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkıyla artar. İki ayrı yılın, iki ayrı endeksin ürünü olan bu rakamlar aynı hızda yürümez. Zam yükseldikçe dilim geçişi öne çekilir. Kısacası zam ne kadar yüksekse vergi dilimi kapıyı o kadar erken çalar.
Memur maaşları 2026 Ocak'ında yüzde 18,60 arttı, taban aylığa 1.000 lira eklendi; Temmuz'da ise yüzde 13,52 zam yapıldı. Kâğıt üzerindeki tablo budur. Bordrodaki tablo ise başka. Yıllar boyunca sonbaharda hissedilen ilk dilim geçişi, 2026'da yükselen matrahlar nedeniyle mayıs ayına kadar öne geldi. Şube müdürü ve şef kadrolarında aylık kayıp 2 bin lirayı aştı. Yani memur, temmuz zammını almadan ilk darbeyi çoktan yemişti.
Burada bir ayrımı açıkça yapmak gerekir. Yalnızca temel maaş alan, yeni atanmış bir memur için tablo farklıdır: 9/1'deki bir VHKİ'nin aylık vergi matrahı 23 bin lira civarındadır ve asgari ücret istisnası onun gelir vergisini fiilen sıfırlar. Tuzak, matrahı istisnanın üzerine çıkan memurun önüne kurulur: nöbet tutan hemşirenin, ek derse giren öğretmenin,........
