Bedir Savaşı, Müslümanlara mı anlatılmalı?
Hz. Peygamber’in savaşlarını okurken hep kendimiz için bu savaşlardan dersler çıkarmaya ve ibretler almaya çalışırız. Bunda, cihat konusunun birinci derecede Müslümanları ilgilendiren bir ibadet olmasının payı büyüktür. Hz. Peygamber’in son elçi olduğuna inandığımız için ve Müslüman olduğumuz için de kendimize faydalı dersler çıkarmak, birincil amaç haline gelmiştir. Savaşın seyri, Müslümanların gücünün azlığı, ashabın Allah’a bağlılığı ve Mekke ordusunun kuvvetli ve donanımlı oluşu ve en sonunda da Müslümanların zaferi gözlerimizi parıldatır. İnanmış ama sayıca az bir topluluğun kalabalık, güçlü ve teçhizatlı bir orduyu alt edişini tekrar yaşar ve bununla iftihar ederiz. Burada şu soruyu sormak icap etmektedir: Acaba nüzul döneminde Bedir Gazvesi’nden kimin ders alması istendi? Daha açık bir ifadeyle Bedir’de düşmanın yenilmesi kime gözdağıydı? Kimin bu sonuca bakarak aklını başına alması gerekiyordu? Bu soruları sormak için nüzul ortamına yani Bedir’den bahsedilen döneme inmemiz ve o ana temaşa etmemiz gerekir. Böylece bugünümüz için de bir ders alabilmemiz mümkün olur.
Bedir’deki Dersi Kim Almalı?
İslam Tarihi derslerimizde Bedir Savaşı’nı genellikle Müslümanlara öğüt ve ders olarak anlatırız. Oysa bu savaştan bahseden ayetler, bu gazveden Yahudilerin ders almasını istemektedir. Meselenin anlaşılması için bu konudaki ayeti dikkatlice okumamız gerekir. İlgili ayet şöyledir:
(Bedir kuyularının yakınında) “karşı karşıya gelen şu iki grupta sizin için [lekum] büyük bir ibret [âyet] vardır: Biri Allah yolunda çarpışan (mümin) grup, diğeri ise gözleriyle [ra’ye’l-ayn] bunları kendilerinin iki misli imiş gibi gören [yeravnehum] kâfir grup. Allah, dilediğini yardımıyla [nasrihi] destekler. Elbette bunda basiret sahipleri için büyük bir ibret vardır.” (Ali İmrân 3/13)
Müfessirlerin tamamına göre ayet, Hz. Peygamber ile Mekkeli müşriklerin, ilk kez 634 yılında Bedir’de karşı karşıya gelişini konu edinmektedir. Kâfir grup ile Mekke ordusu; Mümin grup ile Hz. Peygamber’in ordusu kastedilmektedir. Bu iki ordunun bir biriyle çarpışmasının âyet yani büyük bir ibret; ders alınması gereken bir mucize olduğu ifade edilmiştir. Ayette, bu dersi alması gereken kişiler hakkında lekum yani sizin için ifadesi geçer. Bu kişilerin nüzul döneminde kimler olabileceği sorusu, müfessirlerin üzerinde durduğu bir meseledir. Kelimeye Mukatil b. Süleyman, Ferrâ, el-Kelbî el-Kûfî (ö. 146/763), Taberî“sizin için ey Yahudiler” manası yüklemiştir. Dolayısıyla klasik dönemde Bedir’de sayıca az Müslümanların, kendilerinden iki kat kalabalık olan Mekkelileri yenmeleri, Yahudilerin ibret alması gereken bir hadise olarak anlaşılmıştır. Mekkelilerin sonuna bakarak akıllarını başlarına devşirmeli ve Hz. Peygamber’e boyun eğmelidirler. Bu konuda........
