menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO neyimiz olur?

19 0
30.06.2026

Türkiye’de siyaset, Soğuk Savaş’ın hüküm sürmeye başladığı 1950’lerden bittiği 1990’lara kadar sağ-sol şeklinde bir genel ayrıma tabi tutulurken, bunun en temel noktalarından birisi de Amerikancı veya Sovyet muhibbi/Komünist olmak olmuştur. Taraflar birbirlerine ilk olarak bu eleştirileri yöneltmiştir.

Sol kesim, sağ kesimi Amerikan güdümünde ve kapitalist olmakla suçlarken, sağcılar da solculara yönelik Komünist ve Sovyetçi suçlamalarında bulunmuştur. Aslına bakılırsa, sağ kesim içinde de birbirine muhalif olan kesimler arasında Amerikancılık tartışması yaşanmıştır. Bu tartışmaların içinde NATO da her daim bir odak noktası olagelmiştir.

Türkçe açılımı “Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü” olan NATO, 1949'da kurulurken, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan güç dengesinde ABD merkezli küresel yapılanmayı önceleyen bir uluslararası askeri ve siyasi ittifak olarak tasarlanmıştır. Temel amacı olarak, “üye ülkelerin özgürlük ve güvenliklerini siyasi ve askeri yollarla garanti altına almak, herhangi bir dış saldırıya karşı ortak savunma yapmak” zikredilse de, ilerleyen dönemde dünya güç dengesinde anti-Sovyet bir tutumu öncelemiştir.

Yanı başında komünizm tehdidi hazır bulunan Türkiye’nin NATO’ya üyeliği de, Kore Savaşı'ndaki askeri başarıların ardından 1952 yılında gerçekleşmiştir. Adeta “kendimizi kanıtladıktan” sonra ittifaka kabul edilmiş gibi olduk.

Geçen 74 senelik süreçte, üyesi olduğumuz NATO’nun herhangi bir durumda faydasını........

© Milli Gazete