menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enflasyon nasıl düşer

12 0
24.03.2026

Siyasi iktidar, 2023 Haziran’ından itibaren, yani seçimlerin hemen ardından, birdenbire karar değiştirdi ve o güne kadar “en doğru” diye savunulan “heterodoks” yaklaşımı ve “gözlerdeki ışıltı” zihniyetini bir kenara bırakarak “ortodoks” yaklaşıma yelken açtı. O güne kadar “doğru” diye yapılan ne varsa hepsi ters yüz edildi ve buna da “rasyonaliteye dönüş” elbisesi giydirildi.

Belki bundan da önce, neden Eylül 2021’de enflasyon artma eğilimindeyken faizlerin düşürülüp de enflasyonun göz göre göre kontrolden çıkmasına neden olunduğunu sormak gerekir. En başta sorulması ve tartışılması gereken budur. Bu soru elbette ki soruldu, ancak ilgililer ve yetkililer bunu duymazdan geldi ve kamuoyunu bilgilendirme zahmetine girmeyi tercih etmediler. Ve sanki bu durum, bir başka siyasi iktidardan devralınan bir enkazmış gibi davranılarak aynı iktidarın yeni ekonomi yönetimi bir “umut” gibi takdim edilebildi.

Esasında, “rasyonaliteye dönüş” diye kamuoyuna sunulan ve temelde bir “kemer sıkma” programı olan “enflasyonla mücadele programının” en başat özelliği para politikasına dayanarak enflasyonun dizginlenebileceği varsayımıydı. Para politikası yani faiz oranlarını kullanarak, daha doğrusu artırarak talebe gem vurulacak ve böylelikle de enflasyon da düşecekti. Talebin kısılması demek zaten temel ihtiyaçların dışında doğru düzgün bir harcama yapamayan milyonlarca vatandaşın reel gelirlerinin daha da traşlanması ve daha da az tüketmeleri sonucunu doğurdu.

Ve beklendiği gibi enflasyonda da dramatik bir düşüş görülmedi. Çünkü yaşadığımız vakıa salt talep bazlı bir enflasyon değildi. Öyle olduğundan mütevellit, vatandaşın kemerleri sıkmak da bir yere kadar düşüş getirdi, ancak ne kamudaki israf ne de hesapsız harcamalar dizginlenmediğinden enflasyon beklentilerini bile düşürmeye yetmedi. Meseleyi sadece faiz ve vatandaşın harcaması üzerinden okumaya kalkınca da, enflasyonun giderek kalıcı hale gelmeye başladığı da görülüyor.

Teşhisi doğru yapmak, doğru tedaviyi uygulamak için olmazsa olmaz ne de olsa.

Mevcut enflasyonla mücadele programı uygulandığından beri en dikkat çekici husus, bütçeden faize akan trilyonlar olsa gerek. Dış kaynak ihtiyacını yüksek faiz vererek karşılamanın neticesi, ister istemez borç ve faizlerine korkunç kaynakların aktarılması oluyor. Böyle olunca da, maaş zamlarına iyileştirme bekleyen ücretlilerin, memurların, işçilerin ve özellikle de emeklilerin payına bir şey de düşmüyor. Öncelik borç ve faizlerinin oluyor maalesef.

Enflasyonun nasıl düşeceği hususunda muhtemelen her iktisatçının gayet güzel ve orijinal fikirleri vardır. Bunun teorik olarak ayrıntılı izahını hemen her iktisatçı da kağıt üzerinde gayet güzel yapacaktır. Hatta bir sınavda “enflasyon nasıl düşürülür” diye sorulsa, iktisat öğrencileri arasından bile pek çok dikkate değer cevap gelecektir.

Ancak iktisat, kağıt üzerinde durduğu gibi durmuyor her zaman. Teorideki mükemmellik, pratiğe her zaman aynı düzen ve intizamda, aynı kesinlikte yansımayabiliyor. Kurulan modeller, beklendiği gibi çalışmayabiliyor. Toplumun, daha doğrusu toplumu oluşturan insanların, bireylerin insani hallerini, değerlendirmelerini, beklentilerini modelinize yansıtamazsanız, en başta toplumdaki “enflasyon düşmez” beklentisini bile kıramayabiliyorsunuz. Bugün yaşadığımız durum da sanki bunun bir yansıması.

Pek çok parlak iktisatçı, başarılı kariyere sahip insan, uğraşıyor, didiniyor ancak ortaya konan modelde iktisadi terminoloji, yerli yerinde varsayımlar, kabuller vs var, ancak insani bir bakış eksikliği var gibi. “Faizi artırıp azaltarak her şeyi çözeriz” kolaycılığı, kamuoyunu yani bu toplumun fertlerini enflasyonla mücadele programına ikna etme işini bile yapmamaya sebep olmuş durumda. Halbuki, ilk olarak yapılması gereken şeydi bu. Yurt dışında defalarca küresel sermayeyi ikna turları atılmıştı halbuki. Bu toplum, bizim insanımız da bu kadar bir değeri hak ediyordu netice itibariyle.

TCMB Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın, Chicago Üniversitesi’nde enflasyonu düşürme konulu bir ders verdiği haberi bunları düşündürdü.


© Milli Gazete