Müslüman, Siyonistce düşünür mü?
Tabii önce ‘Siyonist düşünce’ nedir, onu açıklamak lazım. Siyonist düşüncenin kökeni Yahudilere dayanır. Onların bu düşünceye sahip olmalarının temeli ise kutsal kitapları Tevrat’ın hükümlerine göredir. Tabii muharref yani tahrif edilmiş Tevrat’tan bahsediyoruz. Tevrat’ın ilham kaynağı Kabbala’dır. Kabbala, Yahudilerin eski alışkanlıkları ve ananelerini içeren şifahi kaynaktır. Bu ananeler, neredeyse tahakküm, yalan, aldatma, iftira, hile, ihanet, menfaat vs menfi yaklaşımlardan ibarettir. Bırakın başkalarını, tanrılarını bile bir takım hilelerle kandıracaklarını hatta tanrılarının kendi istekleri yönünde karar vermesini sağlayacaklarını düşünürler… Mevzuunun daha anlaşılır olması için kısa bir tarihi bilgi vermek isabetli olacaktır. İsrailoğulları, Yusuf as zamanında Mısır’a yerleştiklerinde babaları Yakub ve kardeşleri Yusuf as gibi dedeleri İbrahim ve İshak as’ın dinine (İslam’a) tabiiydiler. Ancak, Yusuf as’ın vefatından sonra zamanla Firavunların baskısıyla köleleştirilirken bir taraftan da dinlerinden uzaklaştırıldılar. Allah’ı bırakıp, puta tapar oldular… Muharref Tevrat’a göre de güya Allah-u Teâlâ, Musa as’a kendi isminin Yehova olduğunu söylemiş. Bugün itibariyle Yahudiler, Tanrı Yehova’ya tapıyorlar. Allah-u Teâlâ, İsrailoğullarına üç ilahi kitap ve peygamberler gönderdi. Onlar, hepsini de zamanla yalanladılar. Kitapları tahrif ettiler; peygamberlerinin kimine iftiralar attılar, kimini de öldürdüler. Sürekli Mısır döneminden kalma geleneklere meylettiler. Puta tapmaktan vazgeçmediler. Kabala’nın öğretilerinden kopamadılar. Bu da onları hep azgınlığa sürükledi. Azgınlıkları ise tarihleri boyunca hep başka milletlerin egemenlikleri altında kalmalarına ve sürekli zelillik çekmelerine neden oldu. İsa as’dan takribi yüz yıl sonra Romalılar, ülkelerini (Filistin’i) işgal etti. Bu vesileyle yurtlarından çıkarıldılar, sonra dünyanın dört bir yanına dağıldılar… Zamanla yerleştikleri ülkelerin içişlerini karıştırdılar ve o devletlerin yıkılmasına sebep oldular. Bu defa da bulundukları birçok ülkeden sürgün edildiler. Yahudiler, en parlak dönemlerini 1400’lü yıllarda Endülüs Emevi Devleti zamanında yaşadılar. O dönem hem artık zelillikten kurtulmak hem de yeniden........
