Âlem ve İnsan – 4
Ruhun ihtiyaçları, bedenin ihtiyaçlarını disipline eder
Bedenin üç temel ihtiyacının dışında başka ihtiyaçları olduğu gibi ruhun da aynı şekilde bu üç temel ihtiyacının dışında başka ihtiyaçları da vardır. Mesela, edep, dua, hayal etme, tevekkül etme gibi...
Ruhun her bir ihtiyacı bedenin bir ihtiyacına karşı gelir ve onu belli bir ölçüye sokar. Mesela, bedenin su ihtiyacı karşılanırken; suyu oturarak, üç nefeste, sağ elle içmek bir ibadettir ve aynı zamanda bir ölçüdür. Ya da mesela, yatmadan önce kapıyı bacayı kilitleyip tedbir aldıktan sonra üstüne Ayet-el Kürsi okunursa daha bir rahat uyunur. Dua etmek, ruhun tevekkül ihtiyacını karşılarken, insan bununla salih amel işlemiş olur.
Bedeni bir meleke olan nefis, şeytanın da dürtüklemesiyle insanı sürekli aşırılığa sürükler. Oysa cüz-i irade ruhsal bir melekedir ve bedenin isteklerini disipline eder. Ruhun ihtiyaçları karşılandığı ölçüde irade-i cüz-iye güçlenir, nefis ise zayıflar, aksi durumda nefis güçlenir ve irade-i cüz-iye ise zayıflar.
Beden, ihtiyaçlarını ruh ile birlikte olduğu sürece yani canlı iken karşılamak durumundadır. Ölüm vukuu bulduğu yani bu iki varlık birbirinden ayrıldığı andan itibaren ise bedenin ihtiyaçları son bulur. Ruha gelince o ölümsüz olduğundan her dem bir duaya, bir ayet dahi olsa Kur’an okunup, bağışlanılmasına ihtiyacı vardır. Ta ki yeniden bedenlerin yaratılıp ve ruhla birleşeceği güne kadar. Sonra öteki âlem... Cennet ya da Cehennem... Ya sefahat ve ya sefalet...
Bir başka şey de bedenin bilimsel........
