"Gidiyorum!"
Bugün 18 Şubat 2026, Çarşamba...
Birkaç gün sonra 22 Şubat...
22 Şubat gününün bende bıraktığı bir derin bir hüzün var;
Merhum Rıfkı Kaymaz, 22 Şubat 2010 tarihinde ebediyete irtihal eyledi.
Kendisinin de büyük oranda katkı sunduğu bir eserin kolilenmiş paketlerini Ankara Terminali'nde aracına taşırken bir anda rahatsızlandı.
Hastaneye kaldırıldı... Kalp krizi teşhisi kondu.
Krizden sonra üç gün daha yaşayarak 60. doğum gününde Hakk'ın rahmetine kavuştu.
Rıfkı Kaymaz Hoca, İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmenimdi. Öğrencilerini okumaya, yazmaya, araştırmaya, düşünmeye yönlendirirdi, hep.
Bu ülkenin önemli bir değeri idi, Rıfkı Kaymaz…
Yetiştirdiği binlerce öğrencinin ötesinde hâl ve tavırları ile çevresine örnek olan derviş ruhlu bir edebiyatçı-yazar-eğitimci ve şairdi.
Bir edebiyat öğretmeninden ziyade, üniversite yılları ve sonrasında da bir ağabey ve sahip çıkanımızdı. Bizi iyiye, güzele, doğruya yönlendirendi…
Merhum Rıfkı Kaymaz'ın kültür-edebiyat dünyasına çok büyük katkıları oldu. Bunu bizzat yaşayan ve şahit olanlardanım.
Bunların tümünü buraya yazsam satırlar yetmez!
Ama en önemli bir çalışmasından söz edeyim;
Üniversite yıllarımda benim de Yayın Kurulu’nda yer aldığım ve Rıfkı Kaymaz Bey’in öncülüğünde çıkan aylık “Kültür Edebiyat” dergisi, birçok genç yazara adeta okul oldu.
Burada kalem oynatarak yetişenlerden günümüzde akademisyenler, Genel Yayın Yönetmenleri, köşe yazarları, hekimler vd. çıktı.
1980’li yılların ortalarında, Kültür Edebiyat’ta yazan bazı isimleri de bu vesile ile anmak isterim; merhum Rıfkı Kaymaz, Sırrı Er, D. Mehmet Doğan, Üzeyir Gündüz, Bilâl Coşkun, İrfan Çalışan, Mehmet Törenek, Kâtip Sezer, Sami Şener, Mehmet Efe, İdris Aydın, Şeref Akbaba, Ahmet Çelik, Ahmet Güzel, Emin Sağ, Zafer Yılmaz, M. Refik Selimoğlu, Abdullah Aktaş, Yunus Taner, Lütfi Şimşek, Veysel Güler, Garib Arslan, Vedat Güneş, Fatih Emre, Nuri Kahraman, Mustafa........
