menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Afganistan ile Pakistan’ın Çatışması Kimleri Sevindiriyor?

5 0
26.02.2026

Resmi isimlerinde “İslam” ifadesi bulunan, halkının tamamına yakını Müslümanlardan oluşan iki Asya ülkesi. Biri Pakistan İslam Cumhuriyeti, diğeri Afganistan İslam Emirliği.

Pakistan ve Afganistan, İngilizlerin Asya’daki sömürge yıllarından kalan kirli bir miras olan ‘sınır anlaşmazlıkları’ sebebiyle uzun yıllardır kavgalılar ve bu kavga son bir yılda savaş boyutuna varan silahlı çatışmalara dönüşmüş durumda.

Afganistan ile Pakistan’ın birbirlerini vurmalarının perde arkasında, özellikle ‘Hayber Pahtunhva’ sınır bölgesinde uzun zamandır süregelen çok teferruatlı şiddet olayları zinciri var. Bu zincire ‘Durand Hattı’ olarak adlandırılan sınır anlaşmazlığını da eklememiz mümkün. Çatışmayı tetikleyen fiziki sebeplerin yakın vadede bir çözümü yok gibi ama din kardeşlerimizin birbirlerini öldürmesine gönlümüz hiç razı olmuyor. Bu menfur çatışma ortamında her iki tarafın da ağır kayıplar verdiğine üzülerek şahit oluyoruz. Kayıp dediğimiz şey de öyle basit bir şey değil: Müslümanların canı. Epey zamandır ateşkes sürecinde sakince seyreden çatışmaların, mübarek Ramazan günlerinde yeniden alevlenmesi çok üzücü. Her iki İslam ülkesinin hükümetleri de kendilerini haklı görüyor ve maalesef kendi kendilerine bu anlaşmazlıkları çözebilecek iradeye sahip değiller, mevcut şartlarda bu kasveti ancak İslam dünyasının hatırlı diplomatlarından oluşan bir Müslüman akiller heyeti sulha vardırabilir diye düşünüyorum.

Pakistan ve Afganistan’ın birbirleriyle çatışmasından kimler menfaat elde eder, hangi şer odakları kazanır: İşte açık ve net cevap, dünyanın başına bela olan üç musibet yönetim: ABD, Hindistan ve İsrail. Evanjelist-Siyonist-Hindu şer ittifakı bu yıkım manzarasını gülerek seyrediyor.

2021 yılında Afganistan’da Taliban tarafından uğratıldığı tarihi hezimetin acısını unutamayan ABD, Afganistan İslam Emirliği’nin ülkeyi son 5 yılda taşıdığı ileri noktadan fevkalade rahatsız. 20 yıla yakın işgal altında tuttuğu Afganistan’ı çukurun içinde bırakan ve biz olmadan kendinizi toplayamazsınız dercesine ülkenin bütün parasını gasp ettikten sonra defolup giden ABD, son yıllarda Afganistan’da hayal edemeyeceği bir gelişmeye şahit oldu. Beğenmedikleri, sürekli toprağa gömmeye çalıştıkları, üzerine bastıkları, yok saydıkları Taliban, Afganistan’ı gayet de iyi yönetiyor. Taliban’ın iyi bir yönetim sergilemesi ABD’nin işine gelir mi? ABD ister ki Afganistan halkı perişan olsun, aç sefil kalsın, işgal döneminde olduğu gibi ülke teröre, sefalete mahkûm kalsın. Bozguncu Trump, Pakistan’la Afganistan’ın çatışmasını da bu sebeplerden dolayı çok istiyor. Unutmamak lazım ki, Müslümanların güçlerini birbirlerine karşı kullanması, Washington ve Tel Aviv’deki firavunların en sevdiği şeylerin başında geliyor.

Pakistan ve Afganistan gibi sürekli gelişme halindeki iki İslam ülkesinin varlığı, Siyonist İsrail’in ‘dünyayı Yahudiler yönetsin’ ilkesine karşı en büyük tehdidi oluşturuyor. Müslümanlar zayıf kalmalı ki Siyonizm’e kolayca köle olabilsinler. Müslümanlar bir ve bütün olursa güçlerini Siyonizm’e karşı kullanırlar bu da İsrail’in işine gelmez. O yüzden İsrail ne yapıp edip Müslümanları çatıştırmanın ve güçlerini zayıflatmanın yollarını arar. İki ülkenin de İsrail’le uzaktan yakından hiçbir ilişkisi ve yakınlığı olmamasına rağmen Afganistan- Pakistan sınır çatışmalarını tetikleyen provokatif eylemlerde MOSSAD-CIA ajanlarının aktif etkisi olduğunu düşünmekteyim.

Hele ki Yeni Delhi’deki Narenda Modi hükümetinin bu olaylara bakışı tam ibretlik. Pakistan Silahlı Kuvvetleri ülkenin batısında eylem halindeyken, kim bakar doğudaki Keşmir’e, öyle değil mi? İslam dünyasını yakından takip edenler fark edecektir işgal altındaki Cammu Keşmir’deki Hindistan zulmünün artık esamesi okunmuyor. Pakistan’ın milli meselesi olan, direniş yurdu, şehitler ocağı Keşmir gündemden düştü ve aslında Yeni Delhi odaklı manipülatif odaklar tarafından, dikkatler Afganistan sınırına kaydırılmak suretiyle kasıtlı olarak unutturuldu.

Hindistan’ın İslam düşmanı Başbakanı Narenda Modi, şu sıralar İsrail’in korsan Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun davetiyle Tel Aviv’e resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Müslümanlar Ramazan günü birbirini kırarken, eminim ki, arkalarına Trump zaliminin desteğini alan Yahudi-Hindu şer ittifakı Afganistan ile Pakistan’ın savaşmasını kahkaha atarak kutluyorlar. Gözünü kan ve kin bürümüş kâfirlere bu zevki asla yaşatmamalıyız. Müslümanlar olarak siyasi meselelerimizde çok daha ferasetli olmak zorundayız. İslam düşmanlarının bizi yok etme çabalarına karşı başarılı olabilmemiz için başka bir seçeneğimiz yoktur.


© Milli Gazete