Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (346)
AYNI CEMÂATİN BİR BAŞKA GÜZÎDESİ: OSMAN KAPANİ
Filhakîka, Serbest Avukat ve Demokrat İzmir gazetesinin Başmuharriri olan Osman Kapani (İzmir, 1915 – a.y., 20.2.1981, İzmir Alsancak C., Hacılarkırı Mez.), DP içinde nüfûzlu bir şahsıyetti. DP’nin ik̆tidâra geldiği 1950 Seçimlerinden îtibâren 27 Mayıs İhtilâline kadar on sene zarfında (9., 10., 11. Teşrîî Devrelerde) İzmir Millet Vekîlliği yaptı; 21. Hük̃ûmette (III. Menderes Hük̃ûmeti; 17 Mayıs 1954 – 9 Aralık 1955) Devlet Vekîli olarak yer aldı; bu meyânda Avrupa Konseyi Reîs Vekîlliği yaptı…
Avukat Osman Kapani, 1928 doğumlu Emine Necla Tabuk ile evlenmiş, iki çocukları olmuştu: Günay Hanım’la evlenip Mehmet Kapani ve (pop müzik şarkıcısı) Tuğba (Kapani) Özerk isimli iki çocuk babası olan Tahir Seçkin Kapani ve Rengin (Kapani) Huber… Osman / Necla Kapani’nin evliliği, bir müddet sonra (1949), boşanmayle bitiyor… (Filiz Çolak, 16.8.2023; https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/detay/1430/Osman-Kapani-(1915-1981); 15.5.2026)
(Milliyet, 21.2.1981, s. 7) (Milliyet, 22.2.1981, s. 9) (Zafer, 1.9.1954, s. 1)
Osman Kapani’nin vefât haberi, hakkında âzâsı olduğu iki atçılık derneği tarafından verilmiş tâziye îlânları, Devlet Vekîli iken DP’nin nâşiriefkârı Zafer gazetesine beyânâtı, bu vesîleyle gazeteye dercedilen resmi… (Zafer gazetesi, Ahmet Emin Yalman’ın akrabâsı, Kemâlperest, Farmason gazeteci Mümtaz Faik Fenik tarafından neşredilmekteydi…)
Osman Kapani’nin, 13 Mayıs 1951’de, Strazburg’da, Avrupa Konseyi İstişâre Meclisi’nde, “kraldan daha kralcı” bir tavırla Türkiye’nin NATO’ya alınmasını müdâfaa eden konuşması, Memleketimizin nasıl bir zihniyete sâhib insanların elinde kaldığını gösteren ibretâmîz bir misâl̃dir. Konuşan, sanki bir Türkiye vatandaşı değil de, vatanının menfâtlerinin dâvâsını güden bir Avrupalıdır:
“Orta-Doğu kaynaşmaktadır. Bu bölgede bulunan memleketler kendilerini iç ve dış tecavüzlere ve beşinci kolların tahriklerine karşı müdafaadan mahrumdurlar. Halbuki Doğu Akdeniz bölgesi Avrupa’nın kilit noktası ve ham madde kaynağıdır. Avrupa, emniyetinin hudutlarını, Atlantiğe sahili olan memleketlere inhisar ettiremez. Şimdiye kadar Sovyet emperyalizminin eline düşmesine mâni olduğumuz Akdenizin ehemmiyetini Avrupalılara hatırlatmağa lüzum var mıdır? […]
“Türkiye düşman eline düşecek olursa, Avrupa çökecek, Yakın Doğu düşman nüfuzu altına girecek, Akdeniz istilâ edilecek, petrol ve diğer ham maddelerle Avrupanın insan gücü mütecavizin eline düşecektir. Atlantik Paktının Yunanistan ve Türkiyeye teşmil edilmesi hür dünya için teminat olacaktır. […]
“Avrupa çapında bir strateji........
