menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (286)

46 0
18.04.2026

(Akşam, 12.12.1951, s. 1)

(Farmason ve muhtemelen Sabataî Necmeddin Sadık Sadak’ın) Akşam gazetesinin “İrticaî Tezâhürler Etrafında Münevverlerimizin Fikirlerini Toplıyan Anket”ine (Yâkubî Cemâatinden ve 33. Dereceli Farmason -bu sıfatla Meşrik̆-i Âzam-ı Osmânî’nin müessislerinden-) Hüseyin Cahit Yalçın’ın cevâbı: “Tehlikeyi önlemek için bütün inkılâp taraftarlarının bir hayat ve memat mücadelesi içinde bulunduklarını anlayarak samimî ve hakikî bir işbirliği yapmaları ve irtica ve taassuba karşı tek cephe vücuda getirmeleri lâzımdır.”

Ortak paydaları, Kemalizmdir… Bir de “İrticâ ve Taassub” yaftalı İslâm düşmanlığı!

Bu hayâl o kadar canlı, o kadar şiddetliydi ki uykularında da onun rü’yâsını görmekteydiler…

Bununla berâber, hayâlleri, onlara, bâzan imkânsız gibi görünüyordu… Koca bir millet, bu derece kendine zıd bir ink̆ilâb geçirebilir, bambaşka bir cem’iyet hüviyetine bürünebilir miydi? Böyle bir şey mûcize olurdu!

Lâkin onların desteğiyle, Mason Birâderlerinin desteğiyle, Maçedônya Risôrta İTK’sının desteğiyle, bizzât Frenklerin desteği, hattâ dayatmasıyle, bu, pekâl̃â mümkündü… Hele ki bu ameliyâtın yapılacağı cem’iyetin asırlardır derin uykusundan bir türlü uyanamıyan pek gâfil bir topluluk olduğu düşünülürse!

Bu muazzam ihtilâl için teşkîlât lâzımdı… Hiçbir ihtilâl, teşkîlâtsız yapılamazdı… Doğru; fakat bel kemiğini onların teşkîl ettiği ihtilâlci teşkîlât zâten mevcûddu ve bu uğurda uzun zamandır harıl harıl çalışıyordu… Sağlam ittifâklar kurmuştu ve geniş imk̃ânlara sâhibdi… Devletin pek çok kilit mevk̆ii onun murâkabesindeydi… Ordu dâhil! İk̆tisâdî hayâtta, matbûâtta, maârifte en ağırlıklı unsur oydu… Türk ve Müslüman unsuru, hiçbir sâhada teşkîlâtlı bir yapı arzetmediğinden, bilakis bin parça ve pek şuûrsuz, pek gâfil, hasmının hüviyetinden, teşkîlât yapısından, faâliyetlerinden, hattâ ideol̃ojik hedeflerinden pek bîhaber olduğundan, bu keyfiyet hasmın kuvvetini kat-be-kat arttırıyordu…

Tabiî, teşkîlât reîssiz olamazdı… Öyle bir reîs ki Sabatay Sevi’den üstün olsun! Zîrâ Sabatay’ın asılsız mûcizelerle tahakkuk ettirmek iddiâsında olduğu ihtilâli, bu asrî reîs, kendi bilgisi, zekâsı, mahâretiyle başaracak, onu başına geçiren teşkîlâtı, alt edilecek topluluğun hiç beklemediği manevralar, zigzaglarla hedefe götürecekdi… Elbette ki “takdîse lâyık yegâne reîs” de, böyle bir reîs olacaktır!

Hüseyin Cahid Yalçın âilesinin (Ümid Cahid, 1905-1943; Mevsume Cahid, 1875-1951; Hüseyin Cahid, 1875-1957; Macide Tekin, 1908-1970; Azade Tekin, 1904-1974) Feriköy Mezarlığı’ndaki makberesi…

(https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/2b/Family_graveyard_of_Hüseyin_Cahit_Yalçın.jpg; 25.2.2026) (Macide Tekin, Azade Yalçın, Feridun Çölgeçen, Yadigar Çölgeçen’in vefât îlânları için: Mustafa Kemâl’in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi; Yeni Söz, 17.6.2019/266’ya........

© Milat