menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (283)

45 0
14.04.2026

(Yalman, Yakın Tarihte Gördüklerim ve Geçirdiklerim, 1970: III/313)

1942’de, İngiliz Hükûmetinin dâvetiyle İngiltere’de tedk̆îk̆lerde bulunan Türkiyeli (Sabataî ve/veyâ Farmason) gazeteciler: Soldan birinci (Vatan’dan) Ahmed Emin Yalman, ikinci (Ulus’tan) Ahmet Şükrü Esmer, üçüncü (Tanîn’den) Hüseyin Cahit Yalçın, beşinci (Tan’dan) Zekeriya Sertel, altıncı (Cumhuriyet’ten) Abidin Daver… Bu fotoğraftan üç sene kadar sonra (4 Aralık 1945’te), Sovyetler’in sözcülüğünü yapan ve mütemâdiyen halkı tahrîk eden Tan gazetesinin matbaası, galeyâna gelen Üniversite gencliği ve halk tarafından tahrîb edilecekdir… O devirde, Sovyetler, Türkiye’den toprak taleb ediyor, Boğazlar üzerinde hak iddiâsında bulunuyor ve Türkiye’nin kendi nüfûz sâhalarına dâhil olmasını istiyordu. Tan Matbaası’nın tahrîbi, Türkiye’nin, Sovyet emellerine boyun eğmeme, istik̆l̃âl̃ini ve toprak bütünlüğünü muhâfaza etme husûsunda bir karârlılık mesajıydı… Bu bakımdan, hem “Millî Şef” Hük̃ûmeti, hem de (bu resimde temsîlcileri görülen) Vatan, Ulus, Cumhuriyet gibi gazeteler (ayrıca Necmettin Sadak’ın Akşam’ı, Necip Fazıl’ın Büyük Doğu’su, v.s.), Tan’a ve Sovyetler’e karşı bu tel’în hareketini zımnen veyâ âşik̃âre desteklemişlerdir… (Mustafa Kemâl’in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi; Yeni Söz, 1.8.2019/311)

Sînelerinden doğmuş olan Kemalizm, siyâsî temâyülleri ne olursa olsun, Sabataîlerin ortak paydasıdır

1937 Ekim’inde Tan ve Cumhuriyet gazeteleri arasındaki şedîd kalem münâkaşasından, kezâ sonradan birbirleri hakkında yazdıklarından şöyle bir ders çıkarabiliriz:

Aralarında ciddî menfâat çatışmaları olduğunda birbirlerine düşüyor olsalar da, Sabataî (ve mümâsili şekilde Yahûdi-Siyonist) tesânüdünün, esâs îtibâriyle, dışarıya (“Hâricîler”e, “Goyim”e, kendilerinden olmıyanlara) karşı cârî olduğunu unutmamak lâzım.

Bir de, Sînelerinden doğmuş olan Kemalizm, siyâsî temâyülleri ne olursa olsun, Sabataîlerin ortak paydasıdır. Bu, bir asırdır Memleketimizde yaşanan bin bir hâdise vesîlesiyle dâimâ müşâhede edilen bir hâldir.

Bunun başlıca sebebi şudur: Sabataîlik, 19. asrın ikinci yarısında geçirdiği istihâle ile, sînesinden Kemalist İdeol̃oji ve Hareketi çıkarmış, kendisi de Kemalizme ink̆ilâb etmiş ve bu meyânda, Sabatay Sevi yerine Mustafa Kemâl ikâme edilmiştir…

Neden Mustafa Kemâl? Çünki o, kendi aralarındaki teşkîlâtlı tesânüde halel getirmeden Frenk kültürünü hazmeden Sabataîlerin “rü’yâ”sını gerçekleştiren liderdir…

Bu vâkıa, Sabataîlerin 19. asrın ikinci yarısından îtibâren şekillenen ictimâî hayâtları, müdâfaa ettikleri fikirler ve siyâsî-felsefî hareketler, v.s. dikkate alındığında apâşik̃âr meydana çıkıyor. Bu vâkıayı tesbît için Hüseyin Cahit Yalçın ile Ahmet Emin Yalman’ın bu husûsta yazdıklarına mürâcaat etmek dahi k̃âfî gelebilir… (Aşağıda, bundan bahsedeceğiz.)

Sabataîlerin dîğer Fanatik Kemalistlerden farkları

Bu noktada akla şu suâl̃ geliyor: Öyleyse Kemalistlerin, hâssaten Fanatik Kemalistlerin Sabataîlikle münâsebeti nedir? Türkiye Masonlarını........

© Milat