menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınır koymadığımız yerde kendimizi tüketiyoruz

10 0
26.09.2026

Bazen hayatımızdaki yorgunluğun nedenini yanlış yerde arıyoruz. Daha fazla çalışmamız gerektiğini, biraz daha sabırlı olmamız gerektiğini, insanları idare etmenin hayatın doğal bir parçası olduğunu düşünüyoruz. Oysa kimi zaman bizi tüketen şey yaptıklarımızdan çok, yapmak istemediğimiz hâlde yapmaya devam ettiklerimizdir.

Bir düşünün…İstemediğiniz bir şeye “evet” dediğimiz kaç anımız oldu?

Sırf karşımızdaki kırılmasın diye kabul ettiğimiz davetler, aslında bize ait olmayan sorumluluklar, söylemek isteyip sustuğumuz cümleler, rahatsız olduğumuz hâlde “önemli değil” diyerek geçiştirdiğiniz davranışlar…

Bunların her biri küçük görünebilir. Fakat sürekli tekrarlandığında insanın kendi hayatındaki yerini daraltabilir.

Çünkü sınır koyamadığımızda yalnızca başkalarına alan açmayız, kendimizden alan eksiltiriz.

Sağlıklı sınır, insanları hayatımızdan uzaklaştırmak değildir. Sınır, “Senin alanın burada, benim alanım da burada” diyebilmektir.

Özellikle “hayır” dediğimizde suçluluk hissediyorsak sınır koymak zorlaşır. Çünkü bazı insanlar için başkasını hayal kırıklığına uğratmak, kendi ihtiyaçlarını ertelemekten daha zor hâle gelmiştir.

“Beni yanlış anlarsa?”

“Bencil olduğumu düşünürse?”

“Onu kırarsam ilişki bozulur mu?”

Bu sorular zihnimizde dolaşırken kendi ihtiyacımızı ikinci plana atabiliriz.

Oysa........

© Milat