Geçmişin yankısı susmayan beden
Bazı yaşantılar biter. Olay sona erer, insanlar hayatlarına devam eder, takvim yaprakları değişir.
Ama bazen beden, yaşananları takvim kadar hızlı unutmaz.
Bir insan yıllar önce yaşadığı bir olaydan söz ederken kalbinin hızlandığını, nefesinin değiştiğini, omuzlarının gerildiğini fark edebilir. Bazen ortada gerçek bir tehlike yoktur. Fakat beden sanki tehlike hâlâ devam ediyormuş gibi alarm verir.
İşte travmayı anlamaya çalışırken yalnızca “Ne yaşandı?” sorusuna değil, “Beden bu yaşantıya nasıl karşılık verdi?” sorusuna bakmak gerekir.
Bazen insan kaçamaz, savaşamaz… Donar
Tehlike karşısında canlıların otomatik savunma sistemleri devreye girer. Kaçmak, mücadele etmek ya da tehdit karşısında hareketsiz kalmak bu tepkilerin farklı biçimleridir.
Ancak bazen yaşanan olay o kadar yoğun, ani veya çaresizlik duygusu oluşturacak kadar güçlüdür ki kişi ne kaçabilir ne de mücadele edebilir.
Beden yine de hazırlığını yapar.
Kaslar gerilir. Kalp hızlanır. Nefes değişir. Dikkat tehlikeye yönelir.
Fakat olay sona erdiğinde bu alarm sistemi her zaman kendiliğinden eski hâline dönemeyebilir.
Bu nedenle travma yaşamış bir insanın bugün verdiği bazı tepkiler, dışarıdan bakıldığında anlaşılması........
