menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çocuklarda gece korkusu

22 0
24.06.2026

Gece… Yetişkinler için dinlenmenin, çocuklar için ise çoğu zaman hayal gücünün en güçlü olduğu zaman dilimidir. Işıklar söner, sesler azalır, gece sessizleşir. Ancak bazı çocuklar için bu sessizlik huzur değil, tam tersine belirsizlik, yalnızlık ve korku anlamına gelir. Çocuklarda gece korkusu, gelişimsel sürecin doğal bir parçası olabilse de doğru anlaşılmadığında hem çocuk hem de ebeveyn için zorlayıcı bir deneyime dönüşebilir.

Gece korkusunun temelinde çoğu zaman “görünmeyenle baş edememe” hali yatar. Çocuk zihni, özellikle 2–6 yaş aralığında, gerçek ile hayali tam olarak ayırt edemez. Gündüz oyunlarında masum görünen bir gölge, gece olduğunda bir “tehlikeye” dönüşebilir. Kapı aralığından sızan ışık, bir canavara; rüzgârın sesi ise yaklaşan bir yabancıya dönüşebilir. Bu, çocuğun zayıflığı değil, gelişmekte olan hayal gücünün doğal bir yansımasıdır.

Bir diğer önemli etken ise ayrılma kaygısıdır. Özellikle küçük yaşlarda çocuk, ebeveyninin varlığını güvenlik duygusuyla eşleştirir. Gece yalnız kalmak, bu güven bağının geçici olarak zayıfladığı bir deneyim gibi hissedilebilir. Bu nedenle çocuk sık sık “yanımda kal”, “ışığı kapatma”, “kapıyı açık bırak” gibi taleplerde bulunur. Bunlar birer “inat” değil, güven arayışının sessiz cümleleridir.

Peki, bu süreçte ebeveyn nasıl bir tutum geliştirmelidir?

Öncelikle korkuyu küçümsememek gerekir. “Korkacak bir şey yok” cümlesi iyi niyetli olsa da çocuğun yaşadığı duyguyu geçersiz kılabilir. Bunun yerine “Korktuğunu görüyorum,........

© Milat