Bir çocuğun inadının ardında ne saklıdır?
Birçok anne baba zaman zaman aynı cümleyi kurar, “Çocuğum çok inatçı.” Ne söyleseler tersini yapan, istenilen şeyi yapmamak için direnen, bazen ağlayan, bazen öfkelenen çocuklar aileleri çaresiz bırakabilir. Ancak burada durup düşünmemiz gereken şey. Gerçekten inatçı bir çocukla mı karşı karşıyayız, yoksa duyulmaya çalışan bir çocukla mı?
Çocukların gelişim sürecinde bağımsızlık kazanma çabaları son derece doğaldır. Özellikle belirli yaş dönemlerinde çocuklar kendi kararlarını vermek, seçim yapmak ve birey olduklarını göstermek isterler. Bu süreç bazen yetişkinler tarafından “inatçılık” olarak yorumlanabilir. Oysa çocuk çoğu zaman karşı çıkmak için değil, varlığını hissettirmek için direnmektedir.
Her davranışın bir nedeni vardır. Çocuklar duygularını yetişkinler gibi ifade edemezler. Üzüntülerini, öfkelerini, hayal kırıklıklarını ya da anlaşılmadıklarını hissettiklerinde bunu davranışlarıyla gösterirler. Sürekli karşı çıkan bir çocuğun altında görülmeme duygusu, fazla kontrol edilme hissi, kardeş kıskançlığı, ebeveyn çatışmaları ya da yalnızca daha fazla ilgi görme ihtiyacı yatabilir. Bu nedenle davranışı değiştirmeye çalışmadan önce davranışın mesajını anlamak gerekir.
Anne babaların en sık yaptığı hatalardan biri çocuğun inadı karşısında kendi otoritelerini kanıtlama çabasına girmeleridir. Sesler yükselir, cezalar verilir,........
