Çocukları rahat bırakın
Vaktiyle İmam Hatip okulları laiklik gerekçe gösterilerek katsayı adaletsizliğe maruz bırakılırken, başörtülüler okul önlerinden kovulurken, asker anneleri laikliğe zarar verir gerekçesiyle kışlaya bile sokulmazken, lise talebeleri Cuma namazı kıldı diye hedef gösterilirken onlar bir taşla iki kuş vuruyordu.
Bir taraftan İslam’ı toplumun her alanında tasfiye etmeye çalışırlarken diğer taraftan da laiklikten ekmek yiyorlar, güçlerine güç, ceplerine para dolduruyorlardı
Eğitim sistemi de başından beri bu anlayış üzerine bina edilmişti. Bir sistem olarak Türkiye’nin yerli insanına değil batı aklına(pozitivizm) hizmet etmesi için kurgulanmıştı.
Bu yüzdendir ki uzun yıllar bir yapı bozumuna uğratılmadan varlığını devam ettirmesi isteniyor. Dolayısıyla Türkiye’de eğitimin tek bir hedefi vardı; o da ülke insanında medeniyet bilincinin gelişmesini engellemekti.
Sistem bütünüyle bunun üzerine inşa edilmiştir.
Öyle ki yıllardır kudretli generallerin koruması altındaydı. Örneğin eğitim hayatını tanzim eden kanunların darbe dönemlerinde generaller marifetiyle hayata sokulduğunu hepimiz biliriz.
222 sayılı İlköğretim Kanunu’nun kabul tarihi 1961, 1739 sayılı Eğitimin Temel Kanunun kabul tarihi ise 1973’tür. 1982 darbe anayasasındaki eğitim kanunu da bugün hala geçerliliğini sürdürmektedir.
28 Şubat MGK kararlarını bilirsiniz İsmail Hakkı........
