menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kerbela'dan günümüze: İktidar, meşruiyet ve direnişin tarihsel hafızası

27 0
06.07.2026

Şu bir gerçekki Tarih, yalnızca geçmişte yaşanmış olayların kronolojik kaydı değil, aynı zamanda siyasal iktidarın meşruiyetini, adalet anlayışını ve toplumsal vicdanın sınandığı kırılma anlarını kuşaktan kuşağa taşıyan kolektif bir hafızadırda.

Bu açıdan bakıldığında Kerbela, İslam tarihinin en trajik hadiselerinden biri olmasının ötesinde, siyasal otorite ile ahlaki meşruiyet arasındaki sınırı görünür kılan evrensel bir tarihsel vakadır.

Kerbelâ'nın tarihsel önemini belirleyen temel nokta, yalnızca Hz. Hüseyin ve beraberindeki Ehlibeyt mensuplarının uğradığı katliam ve soykırım değildir. Asıl belirleyici olan, siyasal iktidarın kendi varlığını koruyabilmek adına hukuki, ahlaki ve dini meşruiyet sınırlarını aşmasının toplum vicdanında yarattığı derin kırılmadır.

Bu nedenle Kerbelâ, tarih boyunca yalnızca bir matem olayı değil; zulüm, adalet, meşruiyet ve direniş kavramlarının yeniden tartışıldığı siyasal bir sembole dönüşmüştür.

Siyaset teorisinin temel argümanlarından biridir, iktidarın hangi şartlarda meşru kabul edileceği sorusu.

Zira salt güç kullanımı, hiçbir siyasal sistemi daima meşru kılamaz.

İktidarın sürdürülebilirliği, yalnızca askeri kapasiteye veya bürokratik/oligarşik otoriteye değil; toplumun vicdanında oluşturduğu adalet algısına bağlıdır. Tarih boyunca güç ve korku iklimi ile iktidarını korumaya çalışan yönetimler kısa vadede başarı elde etmiş görünseler de uzun vadede toplumsal hafızada meşruiyetlerini kaybetmişlerdir.

Kerbela bu sosyolojik gerçeğin en güçlü örneklerinden biridir.

Hz. Hüseyin'in mücadelesi, siyasal düşünce literatüründe "ahlaki meşruiyetin siyasal güce karşı direnişi" olarak değerlendirilmelidir.

Sayısal üstünlüğün, askerî kapasitenin ve devlet denilen aygıtın karşısında yer alan küçük bir topluluğun, ilkesel duruşundan taviz vermemesi; sadece dini bir fedakârlık değil, aynı zamanda siyasal etik açısından dikkate değer bir örnektir.

Ancak Kerbelâ'nın tarihsel hafızasında en az Hz. Hüseyin'in direnişi kadar önemli olan bir başka figür karşımıza çıkmaktadır. Hz. Zeyneb.

Tarihsel süreç bize........

© Milat