Şehrin sessiz hafızası: Eski sokaklar
Bir şehrin hafızası yalnızca arşivlerde, eski fotoğraflarda ya da tarih kitaplarında saklı değildir. Bazen bir taş duvarın üzerinde, yıllara meydan okuyan ahşap bir kapının tokmağında, eski bir çeşmenin kitabesinde yahut daracık bir sokağın sessizliğinde gizlidir.
Şehirler konuşmaz sanırız. Oysa her sokağın anlatacak bir hikâyesi vardır.
Bugün hızla yürüyüp geçtiğimiz, belki de farkına bile varmadığımız eski sokaklar; geçmişte nice insanın sevincine, hüznüne, telaşına ve duasına şahitlik etti. O taşların üzerinde çocukların ayak sesleri, pencerelerin ardında annelerin sesleri, dükkânların önünde esnaf sohbetleri vardı.
Bir zamanlar mahalle, sadece evlerin yan yana geldiği bir yer değildi. Mahalle; komşuluğun, dayanışmanın ve güvenin adıydı.
Bir evin kapısı çalındığında yalnızca o evin sahibi değil, bütün mahalle meselenin farkına varırdı. Bir cenazede sokak sessizleşir, bir düğünde aynı sokak şenlenirdi. Bir çocuğun başarısı komşunun gururu, bir ailenin sıkıntısı mahallenin derdi olurdu.
Bugün ise şehirler büyüdükçe sokaklar küçülmedi belki ama sokakların ruhu değişti.
Yüksek........
