menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yoksa Nöbetten Kaçıyor musunuz?

9 0
yesterday

Size bu konudan önce, hayatın disiplinini özetleyen bir askerlik misaliyle başlamak istiyorum.

Askerlikte nöbet yerine giden bir asker, görev süresini tamamladığında, arkasından gelen kişi nöbeti devralmazsa askerlik nizamına karşı ağır bir suç işlemiş olur. Demek ki herkesin nöbetini nizamlı bir şekilde, vakti geldiğinde devralması şarttır ki ordunun ve sistemin işleyişi aksamadan devam etsin. Aksi takdirde bu durum kaosa, düzensizliğe ve nizamın bozulmasına sebep olur; kaçınan kişi de bunun hesabını vermekle yüzleşir.

İşte evliliği ve aile kurmayı da tıpkı bu nöbet değişimi gibi düşünmeliyiz. Anne ve babalarımız kendi zamanlarında üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirdiler, nöbetlerini tuttular ve sırayı bizlere devrettiler. Bizler de zamanı geldiğinde evlenip çoluk çocuk sahibi olarak bu mübarek nöbeti devralmak; Allah'a, ailemize, milletimize ve insanlığa karşı vazifemizi yerine getirmek durumundayız.

Eğer evlilikten ve aile olmaktan kaçınırsak sadece kendi hayatımızı değil; toplumun, devletimizin ve milletimizin geleceğini de zaafa uğratmış oluruz.

Korku Değil, Tevekkül

Günümüzde rızık ve geçim kaygısı, gençlerin bu kutlu nöbeti devralmasını ertelemesindeki en büyük etkenlerden biri. Fakat unutmamak gerekir ki, iyi niyetle ve helâl bir yuva kurmak amacıyla atılan her adımda Allah'ın yardımı ve bereketi vardır. Cenâb-ı Hak, Rûm Suresi'nin 21. ayet-i kerimesinde şöyle........

© Milat