Türkiye değişirken AK Parti, AK Parti değişirken Türkiye!
Türkiye; ağır ekonomik krizlerin, siyasi istikrarsızlıkların, vesayet düzeninin gölgesinde yeni siyasi hareketle tanıştı.
Aradan yirmi beş yıl geçti.
14 Ağustos 2026 itibarıyla AK Parti çeyrek asırlık ömrünü tamamladı.
AK Parti mi Türkiye’yi değiştirdi, Türkiye mi AK Parti’yi?
Soru, Türkiye’nin son yirmi beş yılının kapsamlı muhasebesini barındırması bakımından mühim.
AK Parti doğarken Türkiye siyasetinde yorgunluk, bitmişlik, tükenmişlik, çaresizlik, yokluk, yoksulluk, ekonomik anlamda çökmüşlük vardı.
İçi boşaltılmış bankalar, hastanelerden çıkamayan hastalar, sabahın ilk ışıklarıyla başlayıp akşama kadar süren eczane kuyrukları, suyu akmayan belediyeler…
Güven kaybı had safhadaydı.
Vatandaş oy verdiği parti mensupları tarafından soyulup soğana çevrilen kamu kaynakları sebebiyle siyasete güvenemiyordu.
Kırgınlık, küskünlük hakimdi.
Vesayet tartışmaları, başörtüsü meselesi, imam hatiplerin önündeki engeller, Avrupa vizyonu, demokratikleşme arayışı toplumun zihnini meşgul ediyordu.
Millet, dertlerine derman olacak taze nefes arıyordu.
AK Parti, kendisini millet iradesi sözcüğüyle tarif etti.
Recep Tayyip Erdoğan’ın yirmi beşinci yıl vizyon metnindeki ifadesiyle hareket, “Milletin bağrından doğdu”…
İlk yılların hizmet, icraat heyecanı kaynağını doğrudan milletten alıyordu.
Siyasetçi millete tepeden bakmayacak…
Devlet vatandaşla kavga etmeyecek…
İnanç sahipleri kendilerini sahipsiz hissetmeyecek…
Türkiye kendi kararlarını kendi verecek…
Yaşanan heyecan, AK Parti’yi büyüttü.
Türkiye’yi değiştirdi…
Yollar yapıldı. Hastaneler yenilendi. Havalimanları arttı. Savunma sanayii büyük mesafe aldı. Şehirlerin çehresi farklılaştı. Başörtüsü........
