menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İtaat özgürlüğün düşmanıdır

30 0
29.07.2026

İtaat koşulsuz bağlılıktır. Varoluş kendini bütünüyle karşı tarafa bağlar ve her hangi bir sorgulamaya girme gereği duymaz. İtaat edilenin itaat edene üstünlüğü buradan kaynaklanır. İtaat etmek; öznelliğinden vazgeçmek, varoluşun imkanlarını bir tarafa bırakmak, eyleyiş potansiyelini unutmak, dondurulmuş bir kütle gibi karşı tarafın nesnesine dönüşmeyi kabul etmektir. Benlik yönetimini bir başkasına, bir başka sisteme, bir başka otoriteye devretmek demektir. Tam da bundan dolayı itaat edilenin mükemmel olması umulur. Eğer itaat edilen itaat edeni hakkıyla koruyup gözetme şartlarını haiz değilse her itaat, zamana yayılmış intihar gibidir. Kendini iyi gösteren kötü bir otoriteye itaat etmek ile boynunu yağlı ilmeğin insafına terk etmek arasında neredeyse hiç fark yoktur. İnsanın insana, sisteme, kanuna, Yaratıcı dışındaki her hangi bir otoriteye boyun eğmesi, benliğini koşulsuz emaneti bu yüzden hiçbir zaman affedilesi değildir. Tanrı dışındaki bütün boyun eğmeler insan özüne ihanettir. İnsan onuruna hakaret içerir. İnsanca yaşamanın önündeki en büyük engeldir. Hatta denebilir ki insanca yaşamayı zehirleyen en önemli ilişki biçimi insanın insana köleliğidir.

İtaatin kendine göre rahatlatıcı, huzur verici bir tarafı vardır. Tanrı karşısında insan böyle hisseder. Çünkü gerçekten de varoluşunu emanet edeceğin makamdan kesin eminsen ve onun seni senden daha iyi tanıdığına, seni senden daha fazla koruyacağına inanıyorsan itaatten daha keyifli ne olabilir? İbadet anında insandaki huzur tam da buradan, Yaratan’ın yaratılmış olanı yaratılmış olandan daha iyi tanımasından, belki hatta daha çok sevmesinden ve bu terk edişte hiçbir ihanet öğesi bulunmamasından kaynaklanır. Kim kendini yaratılış sebebi olan Tanrı’nın kollarına huzurla bırakmaz ki? Kim öylesi bir hiçliği, kötülüğün varlığına tercih etmez ki? Eğer geceden eminsem derin bir uykunun........

© Milat