menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Işık, aşk, maneviyat: Varoluşsal derinlik

23 0
23.02.2026

İnsan karanlıkta doğmaz; karartılır. Gelenek, korku ve itaat, insanın içindeki ışığı perdeleyen üç büyük gölgedir. İnsan, ışığa yatkın ve yönelen bir varlıktır. İnsanın karanlığı, hakikatle ve hürriyetle ilişkisini sandığı anda başlamaktadır. Işık dışarıdan verilen bir lütuf değildir. Işık, insanın içinden uyanan bir imkândır. Işık, içeridedir, içimizdedir

Işık, özgürlüğün ilk adıdır. Aydınlanma bir bilgi meselesi değil, bir cesaret meselesidir. Görmek isteyen insan, önce korkudan vazgeçer. Korku, karanlığın en sadık müttefikidir. Korkan insan itaat eder. Aydınlanan insan sorar. Soru, bütün putların düşmanıdır.

Aşk, ışığın kalpteki devrimidir. Aşk, itaatkâr ruhları rahatsız eder. Aşk, kontrol edilemeyen bir özgürlük biçimidir. Aşık insan yönetilemez, programlanamaz, korkutulamaz. Aşk, insanı disipline eden değil, dirilten bir güçtür.

Dogmatizmin en büyük trajedisi, aşkı korkuya çevirmesidir. Korku üzerinden kurulan dogmatizm ve mühürlenmiş zihin, ruhu küçültür. Aşk, insanı sıcaklaştırır ve insanın kendi içinde kendi kutsalını inşa etmesini sağlar. Aşkla kurulan ilişki, insanı küçültmez. Aşk, insanı büyütür. Korkan insan boyun eğer. Seven insan ayağa kalkar.

Maneviyat, insanın kendi içindeki varoluşsal derinliği keşfetmesiyle ve fark etmesiyle başlar. Gerçek maneviyat, dış otoritelerden özgürleşmedir. Dış otoritelere olan bağımlılık, maneviyat değil, manasızlık, aptallık ve cehalettir. İnsan varoluşsal derinliğine yoğunlaştığı ölçüde olgunlaşır ve özgürleşir. Maneviyat, kurumsal değil varoluşsaldır. Maneviyat, tapınaklarda, dergahlarda........

© Milat