Tribünlerin gölgesinde uyuyan toplum
Bir toplumu çökertmek için her zaman silah gerekmez. Bazen ekranlar yeter. Bazen sloganlar yeter. Bazen milyonları aynı anda meşgul eden yapay gündemler yeter. İnsanların düşünmesini, sorgulamasını, acıya yönelmesini engelleyen her araç; görünüşte masum olsa da sonuçta bir uyuşturucuya dönüşebilir.
Bugün bunun en güçlü örneklerinden biri futboldur.
Futbol, özünde bir spor olabilir. Koşmak, dayanıklılık kazanmak, takım ruhu geliştirmek elbette kötü değildir. Ancak her meşru şey faydalı değildir. Her serbest olan şey insanı yükseltmez. Nice şey vardır ki yasak değildir ama insanı oyalar, tüketir, gaflete sürükler.
Büyük düşünür Ali Şeriati çok çarpıcı bir uyarıda bulunur: “Tribünlerden gelen sesler, süren savaşlardaki mazlumların sesini kısıyorsa, futbol afyondur.”
Bu söz sadece futbolu değil, bütün çağdaş oyalama düzenini anlatır. Eğer bir toplum, stadyumdaki tezahüratı duyup bombalar altındaki çocukların çığlığını duymuyorsa… Eğer bir gol sevinci, bir yetimin gözyaşından daha fazla yankı buluyorsa… Eğer maç sonucu manşet olurken zulüm dipnotta kalıyorsa… Orada spor değil, uyuşturulmuş bir bilinç vardır.
Bugün insanlar takımının puan durumunu ezbere biliyor; fakat ümmetin hangi coğrafyada kan ağladığını bilmiyor. Futbolcunun maaşını biliyor; fakat komşusunun aç olduğunu bilmiyor. Transfer........
