Tağutu reddetmeden Tevhid olur mu?
İslam bize sadece “Allah vardır” demeyi öğretmez. İslam, Allah’tan başka hiçbir varlığı, hiçbir gücü, hiçbir makamı ve hiçbir arzuyu ilahlaştırmamayı da öğretir.
İşte burada karşımıza çok önemli bir kavram çıkar: Tağut.
Tağut; haddini aşan, Allah’ın otoritesine karşı sınır tanımayan ve insanı Allah’a kulluktan uzaklaştıran her türlü güç, kişi, düzen veya anlayıştır.
Kur’an bu konuda son derece açık bir ölçü koyar:
“Kim tağutu reddedip Allah’a iman ederse, kopması mümkün olmayan sağlam kulpa tutunmuştur.” (Bakara, 256)
Dikkat edelim: Ayet sadece “Allah’a iman edin” demiyor. Önce tağutu reddetmeyi, ardından Allah’a iman etmeyi zikrediyor.
Çünkü insanın kalbinde iki mutlak otorite bulunamaz.
Allah’a kul olduğunu söyleyip nefsinin emrinden çıkamayan insanın problemi vardır.
Allah’a iman ettiğini söyleyip makamı, parayı, şöhreti, gücü veya çıkarı hayatının merkezine koyan insanın problemi vardır.
Allah’ın huzurunda secde edip insanların karşısında hakikati söylemekten korkan insanın da kendisine sorması gereken sorular vardır.
Tağut sadece put değildir.
Bazen bir insan olur.
Bazen bir lider olur.
Bazen bir ideoloji olur.
Bazen de insanın kendi nefsi olur.
Asıl tehlike, tağutun dışarıda aranırken insanın kendi içindeki putları........
